Makine çevirisi post-editing, artık çeviri endüstrisinin ayrılmaz bir üretim basamağı haline gelmiştir. Ancak bu sürecin kalite standartları, ne makine çevirisi değerlendirme protokolleriyle ne de geleneksel insan çevirisi revizyon kriterleriyle örtüşür; kendine özgü bir çerçeve gerektirir. Post-editing uygulamalarında iki temel düzey tanımlanır: hafif post-editing (light PE) ve tam post-editing (full PE). Hafif PE, çıktının yalnızca anlamsal açıdan kabul edilebilir hale getirilmesini hedefler; biçem, tutarlılık ve hedef dil normlarına uyum ikincil plandadır. Tam PE ise yayımlanabilir kaliteyi hedefleyerek dilbilgisel doğruluk, terminoloji tutarlılığı ve kaynak metne sadakati eş zamanlı olarak karşılamalıdır. Makine çevirisi post-editing kalitesinin nesnel ölçümü için endüstri, DQF-MQM çerçevesini (Multidimensional Quality Metrics) referans almaktadır. Bu çerçeve hataları; doğruluk, akıcılık, terminoloji, biçem ve yerelleştirme boyutlarında ağırlıklandırarak puanlar. Her hata kategorisinin şiddet düzeyi (kritik, büyük, küçük) ayrıca belirlenir ve ağırlıklı hata puanı hedef sözcük sayısına bölünerek normalize edilir. Post-editing verimliliği değerlendirilirken kelime başına düşen süre (time-per-word) ve ham makine çevirisi çıktısına müdahale oranı (edit distance / TER skoru) birlikte incelenir. Düşük TER skoru, çıktının insan müdahalesine daha az ihtiyaç duyduğunu gösterir; ancak dilbilgisel olarak akıcı ama anlamsal açıdan yanıltıcı çeviri hatalarını her zaman yakalayamaz. Bu nedenle makine çevirisi post-editing standartları, otomatik metrik skorlarını insan değerlendirmesiyle destekleyen hibrit doğrulama döngülerini zorunlu kılar.