Jean Piaget'nin bilişsel gelişim kuramının ilk evresi olan duyu-motor dönem, doğumdan yaklaşık 2 yaşına kadar sürer ve bebeğin dünyayla kurduğu ilişkinin öncelikli olarak duyular ve motor eylemler aracılığıyla şekillendiği bir süreçtir. Piaget duyu-motor dönem kavramıyla, bu evredeki zihinsel yapılanmanın dilden ve soyut sembolik sistemlerden bağımsız, doğrudan deneyim üzerine kurulu olduğunu vurgular. Piaget duyu-motor dönem içinde altı alt evre tanımlamıştır. Birinci alt evrede (0-1 ay), bebek doğuştan gelen reflekslerle, emme ve kavrama gibi kalıplarla dünyayı keşfeder. İkinci alt evrede (1-4 ay) bu refleksler ilk döngüsel tepkilerle zenginleşir: bebek tesadüfen keşfettiği bir eylemi, örneğin başparmağını emmeyi, yinelemeye başlar. Üçüncü alt evrede (4-8 ay) birincil döngüsel tepkilerin yerini ikincil döngüsel tepkiler alır; dikkat dış nesnelere yönelir. Dördüncü alt evre (8-12 ay), amaca yönelik davranışın belirginleştiği evreyi temsil eder. Bebek artık bir engeli aşarak ulaşmak istediği nesneye erişmeye çalışır; bu koordinasyon, şema bütünleşmesinin ilk belirtisidir. Piaget'nin nesne kalıcılığı kavramı bu evrede kritik bir dönüşümü işaret eder: bebek, gözünden kaybettiği bir nesnenin varlığını sürdürdüğünü kavramaya başlar. Bu kavrayış, bebekte arama davranışını tetikler. Beşinci alt evrede (12-18 ay) deneme-yanılma keşfi ön plana çıkar; bebek sistematik olmayan ama kasıtlı varyasyonlarla nesnelerin davranışlarını araştırır. Altıncı ve son alt evrede (18-24 ay) sembolik temsil başlar: bebek içselleştirilmiş zihinsel denemeler yoluyla yeni çözümler üretebilir. Bu geçiş, dil gelişiminin ivmelenmesiyle eş zamanlı gerçekleşir ve bilişsel gelişimin bir sonraki evresinin, işlem öncesi dönemin, kapısını aralar. Piaget duyu-motor dönem araştırmaları sonraki on yıllarda ciddi bir metodolojik yeniden değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Renée Baillargeon'ın beklenti ihlali paradigmasıyla yürüttüğü deneyler, nesne kalıcılığının Piaget'nin tahmin ettiğinden çok daha erken yaşlarda görünür olmaya başladığına işaret etmektedir. Bu bulgular, bebeğin bilişsel kapasitelerinin Piaget'nin gözlemlediğinden daha erken şekillendiğini düşündürmekle birlikte; kuramın temel ilkeleri çocuk gelişimi alanında referans değerini korumaktadır.