Bambu sürdürülebilir mi sorusu, "doğal malzeme = çevre dostu" varsayımının ne kadar kolay yanıltıcı olabildiğini gösteriyor. Bambu ürünler son yıllarda çevre bilincine hitap eden bir pazar segmenti oluşturdu: bambu diş fırçası, bambu plastik, bambu tekstil, bambu mutfak gereçleri. Bu ilginin bir kısmı meşru. Bambu gerçekten hızlı büyüyor. Bazı türler günde bir metreye kadar uzuyor, çoğu ağaçla kıyaslanamayacak hızda biyokütle üretiyor. Yeniden ekim gerektirmeden hasadı mümkün, kök yapısı toprak erozyonunu azaltıyor. Bu özellikler bambu sürdürülebilir mi tartışmasında artı sütununa yazılıyor. Ancak bu tablonun eksik tarafları var. Bambu ürünlerin büyük çoğunluğu Çin'de üretiliyor ve dünyaya gönderiliyor. Uzun mesafeli taşıma karbon maliyeti önemli. Öte yandan bambu tekstil üretimi, bambu kumaş ya da viskoz, yoğun kimyasal işlem gerektiriyor. Bambu lifi kozmetik amaçlarla "yumuşatılırken" kullanılan kimyasallar çevreye zarar verebiliyor. Son ürün artık gerçek anlamda bambu değil, bambu kaynaklı viskoz. Bambu sürdürülebilir mi sorusunun cevabı ürünün türüne ve üretim yöntemine göre büyük ölçüde değişiyor. Bambunun kendisi, bir inşaat malzemesi ya da hasır biçiminde, nispeten temiz. Ama kimyasal işlemden geçmiş bambu lifi ürünleri ile sentetik tekstil arasındaki çevre farkı sanıldığı kadar büyük değil. Bir de işlevsel ömür meselesi var. Bambu diş fırçası, saplığı bambu olan ama kılları naylon olan bir ürün. Kıllar ayrılıp kompostlanamıyor. "Biyobozunur bambu fırça" söylemi, ürünün yüzde doksanını oluşturan sapı anlatıyor ama işlevsel amaç için kritik olan kılları atlıyor. Bambu sürdürülebilir mi tartışması, piyasada dolaşan yeşil iddialarla gerçek çevre performansı arasındaki mesafeye bir örnek. Bu mesafeyi kapatmak için hem tüketicinin hem de düzenleyicilerin daha kapsamlı ölçütler talep etmesi gerekiyor.