Provenans araştırması, bir sanat eserinin mülkiyet zincirini kaynağından günümüze belgeleme disiplinidir; bu çalışma hem tarihi anlamda hem de hukuki ve etik açıdan sanat piyasasının güvenilirliğini şekillendirir. Arşiv metodolojisi bu sürecin omurgasını oluşturur: birincil kaynaklara ulaşmak, eleştirmek ve çapraz doğrulamak araştırmacının temel becerisidir. Provenans araştırması için başvurulan birincil kaynaklar çok katmanlıdır. Noterlik kayıtları, vasiyetnameler ve intikal belgeleri mülkiyet devir anını belgeler. Sergi katalogları ve ödünç alma defterleri eserin belli dönemlerde nerede olduğunu sabitler. Yazışmalar (tüccar mektupları, koleksiyoner günlükleri) eser hakkındaki görüşmeleri ve fiyat müzakerelerini yansıtır. Bu kaynaklar farklı ülkelerin arşivlerinde dağınık biçimde bulunabileceğinden uluslararası arşiv taraması provenans araştırması pratiğinin zorunlu bir boyutudur. Arşiv belgelerinin eleştirel değerlendirmesi, bulgunun kanıtsal gücünü belirler. Aynı dönemde başka elde tutucular listeleniyorsa çelişen kayıtlar nasıl çözümlenir? Kopyalama hataları, kasıtlı tahrifat veya isimlerin farklı imlâsı (özellikle Latin alfabesine dönüştürülmüş Doğu Avrupa soyadları) eser kimliğini belirsizleştirebilir. Provenans araştırması standartları bu durumda araştırmacının belirsizliği belgelemesini, çıkarımın sınırlılığını açıkça belirtmesini gerektirir. Dijital kaynaklar ve veri tabanları provenans araştırması sürecini dönüştürmüştür. Çeşitli ulusal kayıp sanat veri tabanları ve kültür bakanlıkları arşivlerinden oluşan çevrimiçi kaynaklar, araştırmacının sistematik tarama kapasitesini katlamıştır. Ancak dijital envanterlerin tamamlanmamışlığı, veri kalitesindeki eşitsizlikler ve telif hakkı kısıtlamaları fiziksel arşiv ziyaretini hâlâ vazgeçilmez kılmaktadır.