Homeopati etkinliği, tıp çevrelerinde uzun süredir tartışılan bir konu olmakla birlikte, genel kamuoyunda hâlâ ciddi bir taraftar kitlesine sahip. Bazı insanlar bu yöntemi deneyimlemiş ve fayda gördüklerini düşünüyor. Bu deneyimi reddetmek doğru değil. Ancak bireysel deneyim ile bilimsel kanıt arasındaki ayrımı da görmek gerekiyor. Homeopati etkinliği üzerine yapılan sistematik incelemeler ve meta-analizler tutarlı bir tablo ortaya koyuyor: yüksek kaliteli, plasebo kontrollü randomize çalışmalarda homeopati, plasebonun ötesinde tekrarlanabilir bir klinik etki göstermiyor. Avustralya Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırma Konseyi'nin 2015 tarihli kapsamlı incelemesi, 68 hastalık durumu üzerinde gerçekleştirilen 176 çalışmayı analiz etti ve homeopatiyi belirli bir sağlık sorununu tedavi etmede etkili olduğunu gösterecek güvenilir kanıt bulunamadığı sonucuna ulaştı. Homeopati etkinliği tartışmasında yöntemin temel prensibi de sorgulanmayı hak ediyor. Homeopatinin dayanağı, seyrelme oranı arttıkça maddenin etkisinin güçlendiği iddiasıdır. Ancak kimya ve fizik bilimi bu iddiayı desteklemiyor. Standart homeopatik seyreltmelerde, başlangıç maddesinden tek bir molekülün bile kalmadığı hesaplanabiliyor. Bu noktada, etki mekanizması sorunu ciddi bir açıklama gerektiriyor. Plasebo etkisi ise gerçek bir fenomen. Tedaviye güven, iyileşme beklentisi ve uygulayıcıyla kurulan ilişki, semptomları gerçekten hafifletebilir. Ancak bu, yöntemin iddia ettiği farmakolojik ya da biyolojik mekanizma üzerinden çalıştığını göstermiyor. Plasebo etkisinden fayda sağlamak, yöntemin fizyolojik etkinliğini doğrulamıyor. Bu tartışmada pratik bir boyut da var. Homeopatiyi konvansiyonel tıbbın yanında tamamlayıcı olarak kullananlar için risk sınırlı olabilir. Ancak ciddi bir hastalıkta homeopatiyi tek tedavi seçeneği olarak benimsemek, kanıtlanmış etkili tedavilere erişimi geciktirebilir, ve bu durum gerçek bir sağlık riski taşır. Homeopati etkinliği sorusunu tarafsızca yanıtlamak için mevcut kanıtı kabul etmek, bireysel deneyimlere saygı gösterirken yanlış güvencelere de itiraz etmek gerekiyor.