Erişilebilir tasarım renk körü konusunu teorik biliyordum. Kontrast oranları, renk seçimi, alternatif metinler. Bunları bir kontrol listesi olarak uyguluyordum. Ta ki gerçek bir kullanıcıdan gerçek bir geri bildirim alana dek. Bir arayüz tasarımı yaptım. Hata durumları kırmızı, başarı durumları yeşil. Bana mantıklı ve net görünüyordu. Sonra renk körlüğü olan bir kullanıcı o tasarımı denedi ve şunu söyledi: "Hata ile başarı arasındaki farkı göremiyorum." Erişilebilir tasarım renk körü perspektifinden baktığımda tasarımımı simüle eden araçlar kullandım. Kırmızı ve yeşil neredeyse aynı gri tona dönüştü. Renk tek fark olduğunda, rengi görmekte güçlük çeken biri için o mesaj kayboluyordu. O günden sonra tasarımlarımdaki durum göstergeleri için rengi tek kanal olmaktan çıkardım. İkon ekledim, metin ekledim, şekil ekledim. Hata durumu kırmızı rengin yanı sıra bir uyarı işareti de taşıyor şimdi. Başarı durumu onay işareti de gösteriyor. Erişilebilir tasarım renk körü konusu beni tasarımın kimin için olduğunu düşünmeye yöneltti. Tasarımcılar ekranlarında her şeyin mükemmel göründüğünü düşünebilir. Ama kullanıcı farklı bir ekranda, farklı bir ışıkta, farklı bir algıyla bakıyor. O boşluğu kapatmak için daha geniş düşünmek gerekiyor. O kullanıcının geri bildirimi bana en iyi kullanıcı araştırması dersi oldu. Hiçbir kontrol listesi, gerçek bir kullanıcının yaşadığının yerini tutmuyor.