Deneysel tiyatro geleneksel tiyatro karşılaştırması, sahne sanatlarının iki farklı yönelimini dramatürji merceğinden değerlendiriyor. Anlatı yapısı: Geleneksel tiyatro doğrusal bir anlatı, tanımlanmış karakterler ve çözüme yönelik bir dramatik ark üzerine kurulur. Seyirci hikâyeyi takip eder, karakterle özdeşleşir ve sonuca doğru sürüklenir. Deneysel tiyatro geleneksel tiyatro karşılaştırmasında tam tersi bir yönelim görülür: Doğrusal anlatı parçalanır, karakter kavramı sorgulanır; anlam seyirci katılımı ya da çoğulcu yorum aracılığıyla kurulur. Sahne ve mekân kullanımı: Geleneksel tiyatroda proscenium sahnesi ve seyirci-sahne ayrımı belirleyicidir. Deneysel tiyatro geleneksel tiyatro ayrımında bu sınır ortadan kalkar: site-specific performanslar, çevre tiyatrosu, seyircinin hareket ettiği ya da oyunun içine çekildiği kurgulamalar bu formun ayırt edici özellikleri arasında. Artılar ve eksiler değerlendirildiğinde: Geleneksel tiyatronun güçlü yanı, geniş kitlelere ulaşabilmesi ve anlaşılır bir dramatik dil sunmasıdır. Risk almaktan kaçınan bir repertuar anlayışı ise zaman zaman yenilik açlığını besleyemiyor. Deneysel tiyatro sanatsal sınır zorlaması ve anlam çokluğu açısından zengin; ancak yeni tiyatro seyircisi için erişilebilirlik engeli yüksek olabiliyor. Deneysel tiyatro geleneksel tiyatro karşılaştırmasında asıl soru hangisinin daha iyi olduğu değil; dramatürjik hedef ne: duyguyu aktarmak mı, düşünceyi harekete geçirmek mi? Bu soruya verilen yanıt, iki formdan hangisinin tercih edileceğini doğal olarak belirliyor.