Bir illustratör kağıt yerine tablet, kalem yerine stylus kullanıyor ama sonuçta yine bir görsel üretiyor. Peki bu fark sadece araç değişimi mi? Dijital illüstrasyon, geleneksel sanattan çok daha derin biçimlerde ayrışıyor. Dijital illüstrasyon, özel yazılımlar aracılığıyla ekran üzerinde gerçekleştirilen resim, çizim ya da tasarım üretimini kapsıyor. Tablet ve stylus kombinasyonu, kalem ve fırça hareketlerini yakın biçimde taklit ediyor ama arkasında güçlü bir yazılım işlevselliği var. En belirgin fark: geri alma özelliği. Geleneksel sanatta fırça darbesi kalıcı; dijital illüstrasyonda istediğiniz her noktaya geri dönebiliyorsunuz. Bu hem deneme-yanılma özgürlüğü sağlıyor hem de mükemmeliyetçilik baskısını azaltıyor. Katman sistemi bir diğer köklü fark. Dijital ortamda zemin, orta plan ve ön planı ayrı katmanlarda tutmak, herhangi birini diğerini bozmadan düzenleme imkanı tanıyor. Geleneksel sanatta katmanlar farklı şeffaflık teknikleriyle taklit ediliyor ama hiçbiri dijital kadar esnek değil. Dijital illüstrasyon için büyük bütçe gerekmediği yanılgısı da var. Profesyonel düzeyde tablet ve yazılım yatırımı ciddi bir maliyet oluşturabiliyor. Buna karşın uzun vadede malzeme maliyeti geleneksel yöntemlere kıyasla belirgin biçimde düşüyor; dijital dosya sonsuz kez kopyalanabiliyor ve satılabiliyor. Geleneksel sanatın ise dijital illüstrasyonun veremeyeceği bir şeyi var: fiziksel özgünlük. Orijinal tuval ya da kağıt üzerinde çalışma tek. Bu özgünlük sanat piyasasında farklı bir değer taşıyor. İkisi birbirini dışlamıyor; pek çok sanatçı her iki ortamı da kullanıyor.