Takı tasarımı kursu eleştirisi, el sanatları eğitiminin genel sorununu somutlaştıran bir örnek sunuyor. Bir takı tasarımı kursu ideal olarak; malzeme bilgisi, tasarım ilkeleri, renk teorisi ve iş güvenliği konularını kapsamalıdır. Peki çoğu kurs gerçekte ne sunuyor? Takı tasarımı kursu eleştirisi öncelikle içerik yüzeyselliğine yöneliyor. Birçok kurs, temel teknikleri öğretmek yerine belirli ürünlerin nasıl yapıldığını gösteriyor. Bu, öğrenciye genel bir takı tasarımı becerisi değil; tek bir ürün kalıbı veriyor. Eğitim aslında bir üretim şablonu. Piyasaya satmaya hazır ürünler üretmek üzerine kurgulanmış kurslar, tasarım düşüncesini tamamen devre dışı bırakıyor. Katılımcılar kursu bitirdiğinde aynı kolye modelini üretebiliyorlar ama neden o formu seçtiklerini açıklayamıyorlar. Takı tasarımı kursu eleştirisi tam da bu noktada derinleşiyor: El sanatı eğitimi, tasarımcı değil üretici yetiştiriyor. Bir diğer sorun maliyet şeffaflığı. Kurstan sonra stüdyo kurabilmek için gereken malzeme maliyetleri çoğu zaman kursta açıkça belirtilmiyor. Katılımcılar gerçekçi olmayan beklentilerle sürecini planlıyor. İyi bir takı tasarımı kursu tarihsel bağlam, estetik karar verme süreçleri ve piyasa okuması da içermeli. Teknikleri öğretmek önemli; ama tasarım vizyonu geliştirmeden edinilen teknik, kısa sürede bayatlar.