Dört aylıkken başladı. Her gece iki, bazen üç kez uyanma. Beş aylıkta bir gece sekiz kez uyandırdı beni. Bebek gece uyanma çözümü aramaya başladım, forumlarda, gruplarda, kitaplarda. Herkes farklı bir şey söylüyordu ve ben ne yapacağımı bilemez hale gelmiştim. İlk denediğim şey uyku eğitiminin katı yöntemiydi. Üç gece dayanamadım. Çocuğu ağlarken bırakmak hem vicdanımı hem de bütün evi mahvediyordu. Bu yöntem benim için değildi, belki başkalarına uyar, ama ben yapamadım. Sonra bebek gece uyanma çözümü olarak rutini değiştirdim. Akşam yedide banyo, sonra loş ışıkta emzirme, sonra uyku müziği. Bu rutin ilk hafta hiç etki etmedi. Ama ikinci haftada fark ettim: uyanma sayısı ikiye indi. Üçüncü haftada artık sadece bir kez uyanıyordu. Rutin tek başına yetmedi. Odanın sıcaklığını da değiştirdim, biraz daha serin tuttum. Gündüz uyku sürelerini düzenledim; çok fazla uyuması geceye yansıyordu. Bunları birleştirince bebek gece uyanma çözümü gerçekten işe yaramaya başladı. O dönemde en çok ihtiyaç duyduğum şey şuydu: birisinin 'bu geçiyor' demesi. Yani ben de söyleyeyim: geçiyor. Hem yorucu hem kaygı verici hem de çok yalnız hissettiren bir dönem. Ama rutin, sabır ve biraz deneme yanılmayla çözülüyor. Sekiz aylıkken artık sabaha kadar uyudu. O sabah ben de ağladım, sevinçten.