Kültür bakanlığına bağlı bir araştırma enstitüsünün yürüttüğü Türk halk müziği dijitalleştirme projesi resmi olarak sona erdi. Beş yıl süren çalışma kapsamında 1950'lerden bu yana derlenen 47.000'den fazla ses kaydı yüksek çözünürlüklü formatlara aktarıldı ve merkezi bir dijital arşivde erişime açıldı. Türk halk müziği dijitalleştirme sürecinde en büyük teknik güçlük, bakanlık depolarında tutulan manyetik bant ve vinil kayıtların fiziksel bozunma düzeyi oldu. Uzmanlar, kaydın yaklaşık yüzde yirmi ikisinin kısmi ya da tam veri kaybı riski taşıdığını belirtti; bu parçalar özel restorasyon yazılımıyla yeniden işlenerek kurtarıldı. Projenin en kritik bulgusu, yüzden fazla yöresel ağzın yalnızca bu ses kayıtlarında belgelendiğinin saptanması oldu. Arşivin akademik kullanıcılara açılması için üniversiteler ve konservatuarlarla işbirliği protokolleri imzalandı. Türk halk müziği dijitalleştirme çalışmasının çıktıları, aynı zamanda halk eğitimi amacıyla ilköğretim ve ortaöğretim müfredatına entegre edilecek materyaller için kaynak oluşturacak. Proje ekibi, kataloglamanın otomasyona taşınması sayesinde arşive yeni eklentilerin çok daha kısa sürede işlenebileceğini açıkladı. Projeye dahil olan müzikologlar, koleksiyonun genişliğinin beklenenden fazla çıktığını vurguladı. Başlangıçta 30.000 kayıt öngörülmüşken taşra arşivlerinden gelen ek materyaller toplam hacmi önemli ölçüde artırdı. Anadolu'nun farklı bölgelerini temsil eden sazlar, ritim kalıpları ve türkü biçimleri bu koleksiyonla ilk kez sistematik biçimde bir arada belgelendi. Enstitü yetkilileri, bir sonraki aşamada erişim platformunun herkese açık bir arayüz sunacağını ve meta veri zenginleştirme çalışmalarının süreceğini duyurdu. Yabancı üniversitelerden gelen araştırmacılar da arşiv ortaklığı taleplerini ilettiklerini bildirdi.