Astronomi hava durumu ilişkisini bilen biri olarak konuşuyorum: Bu hobi sabır gerektiriyor ama bulutlu gece sabırdan başka bir şey daha gerektiriyor. Çaresizlik. Bir gece öncesinden her şeyi ayarladım. Teleskop çantadan çıktı, okulara soğuyordu. Haritayı inceledim, hedefleri belirledim. Hava tahmini iyi görünüyordu. Uyumadım, geceyi bekliyorum. Dışarı çıktım. Gökyüzü tıkı tıkı kapalı. Tek bir yıldız yok. Astronomi hava durumu konusunda artık çok farklı uygulamalar var. Sadece yağmur yağacak mı değil, bulutluluk oranı yüzde kaç, nem ne kadar, rüzgar hızı ve yönü, seeing koşulları, bunların hepsi ayrı ayrı inceleniyor. Bulutluluk oranı yüzde yirmi olsa bile o bulut tam hedeflediğiniz yıldızın üstünde olabilir. O gece teleskopun başında oturdum. Belki yarılır diye bekledim. Bazen yarılıyor. Bir bulut kenarından bir yıldız görünüyor, hızlıca odaklıyorsunuz, sonra kapanıyor. Beş saniyelik bir gözlem. Ama gerçekten gördünüz. Bir saatin ardından içeri girdim. Hayal kırıklığı var ama öfke yok. Hava tartışılmaz. Planlanan gece kayıt değil, erteleme. Astronomy hava durumu konusunda deneyimli olan herkes şunu öğreniyor: Çerçeveleme önemli. "Bu gece olmadı" yerine "bu gece hava elverişli değildi" demek aynı gerçeği farklı bir yerden koyuyor. O geceden sonra yedek gözlem listesi yapmayı alışkanlık edindim. İlk tercih hedef var, ama bulutun yarılması halinde hızla geçebileceğim daha kolay hedefler de hazır. Her boşluk fırsat. Astronomi sabırsızlar için değil. Ama sabır öğrenilebilir. Gökyüzü en iyi öğretmenlerden biri.