Gelişim psikolojisi alanında yürütülen uzun soluklu bir araştırma, erken çocukluk travması bağlanma örüntüleri arasındaki bağı yetişkinlik dönemine kadar izledi. Çalışmaya göre, beş yaşından önce yaşanan travmatik deneyimler, yirmi yıl sonra ölçülen romantik ilişki kalıpları üzerinde belirleyici bir rol oynuyor. Araştırma, beş yüzü aşkın bireyi yaklaşık iki on yıl boyunca takip etti. Erken çocukluk travması bağlanma biçimleri üzerindeki etkisini değerlendirmek için çocukluk dönemindeki ev ortamı, bakıcı tutumları ve yaşanan stres olayları ayrıntılı biçimde belgelendi. Yetişkinlikte ise katılımcıların ilişki kalıpları, bağlanma stillerini ölçen standart testlerle değerlendirildi. Veriler, erken dönemde bakıcıyla kurulan güvensiz bağın yetişkinlikte kaçınmacı ya da kaygılı bağlanma stiline zemin hazırladığını doğruladı. Erken çocukluk travması yaşayan bireylerin yüzde altmış üçünde güvensiz bağlanma paterni saptanırken, travma yaşamayanlarda bu oran yüzde otuz sekiz olarak belirlendi. Araştırmacılar ayrıca müdahale açısından umut verici bir bulgu da paylaştı: Çocukluk döneminde yeterli destek alan ve güvenli bir yetişkin ilişkisi yaşayan bireylerde olumsuz bağlanma etkilerinin kısmen telafi edilebildiği görüldü. Bu bulgu, erken çocukluk travması bağlanma üzerinde kalıcı izler bıraksa da uygun terapötik desteğin bu örüntüleri değiştirebileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, çalışmanın çocuk koruma politikaları ve aile danışmanlığı uygulamaları için güçlü bir referans oluşturduğunu belirtti. Travma bilgili yaklaşımların hem okul hem de klinik ortamlarda yaygınlaştırılması çağrısında bulunuldu.