Bonsai yetiştirme deneyimim beş yıl önce bir armağanla başladı. Küçük bir servi, toprak dolu seramiğin içinde dükkana dizilmiş bekliyordu. 'Özel ilgi ister mi?' diye sordum. 'Hayır, çok sağlam bir ağaç' dediler. İlk yıl sonunda bitkinin neredeyse öldüğünü gördüğümde anlayacaktım ki satıcı pek haklı değildi. Bonsai yetiştirme deneyiminin ilk dersi sulama oldu. Ne çok az ne çok fazla; toprak nemli kalmalı ama su tutmamalı. Ben başta haftada iki kez suluyordum, sabit program. Yanlıştı. Toprağa dokunarak, mevsime bakarak sulama gerekiyor. Bu basit şeyi anlamak altı ay aldı. İkinci ders güneş. Pencerenin önüne koyduğumda iyi görünüyordu. Ama camın yakınında kış aylarında soğuk, yaz aylarında kavurucu oluyor. Bonsai için dolaylı ışık daha iyi. Şimdi bitkimi pencereden bir metre uzakta, ama yine de aydınlık bir köşede tutuyorum. Üçüncü ders budama. İlk yıllarda kesmeye korkuyordum. Sanki kesirsem ağaç zarar görecek. Tam tersi; doğru budama bonsaini şekillendirir, güçlendirir. Budamayı öğrenmek bonsai yetiştirme deneyimimin en keyifli kısmına dönüştü. Dördüncü ders sabır. Bu belki de en büyük ders. Bonsai büyük değişimleri yavaş gösterir. Bir dalın yönü aylar içinde değişir. Formun oturması yıllar alır. Ben doğası gereği sabırsız bir insanım, ama bonsai beni yavaşlamaya zorladı. Beşinci yılın sonunda geriye baktım. Elimde artık dört bonsai var. İlk servim hâlâ yaşıyor, hem de ilk aldığım günden çok daha güçlü görünüyor. Bonsai yetiştirme deneyimi bana sabrı, gözlem yapmayı ve küçük değişimlere değer vermeyi öğretti.