Yatak odamda yıllarca çok fazla eşya vardı. Kitaplar, kıyafetler, küçük süsler, şarj kabloları, boş kutular. Minimalist yatak odası dekorasyon diye bir şeyden habersizdim, sadece 'bir gün toplarım' diye erteliyordum. Sonra uykusuzluk kronik hale geldi ve sebebini aramaya başladım. Minimalist yatak odası dekorasyon fikrinin uykuyla bağlantısını bir yazıda okudum. Oda ne kadar sade olursa, beyin o kadar az uyarılır, uyku o kadar derin olur diyordu. Denemeye karar verdim. Bir hafta sonu odadan her şeyi çıkardım. Yatağı, lambayı ve küçük bir komodini bıraktım. Her şey ya çöp torbasına ya başka odaya gitti. O gece minimalist yatak odası dekorasyon uygulamasının ilk gecesi yatağa girdim. Oda boş ve biraz yabancı görünüyordu. Ama çok hızlı uyudum. Bir ay boyunca takip ettim. Uyku kaliitem gerçekten değişmişti. Sabahları daha dingin kalkıyordum. Akşamları yatağa girdiğimde zihin daha sakin kapanıyordu. Bunun ne kadarı dekorasyondan ne kadarı psikolojik etkiden geliyordu bilmiyorum, ama sonuç netti. Minimalist yatak odası dekorasyon benim için en büyük ders şuydu: eşyalar birikmezler, biz biriktiririz. Ve her birikim bir miktar enerji tüketir. Gözlerimiz kapalıyken bile.