Gazetecilere siber saldırı vakalarının sayısı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde altmış üç arttı. Sınır Tanımayan Gazeteciler ve Gazetecileri Koruma Komitesi'nin ortak raporuna göre bu artış, tarihsel kayıtlardaki en yüksek yıllık büyüme oranı. Rakamlar, basın özgürlüğü alanında çalışan kuruluşları ciddi biçimde endişelendiriyor. Gazetecilere siber saldırı örüntüleri incelendiğinde, hedefli casus yazılım kullanımının sıradan kimlik avı girişimlerinin önüne geçtiği görülüyor. Gazetecilerin telefonlarına ve bilgisayarlarına sızan gelişmiş gözetleme araçları, özellikle araştırmacı gazetecilik yapan ve otoriter rejimlere ilişkin haberler üzete çalışan muhabirleri hedef alıyor. Raporda, bu saldırıların yaklaşık yüzde kırkının devlet bağlantılı aktörlerle ilişkilendirildiği belirtildi. Gazetecilere siber saldırı vakalarının coğrafi dağılımı da anlamlı bir tablo ortaya koyuyor. Orta Doğu, Güneydoğu Asya ve Latin Amerika en yüksek olay yoğunluğuna sahip bölgeler olarak öne çıkıyor. Ancak rapor, Avrupa'da da gazetecileri hedef alan gelişmiş siber operasyonların artış kaydettiğini vurguluyor; bu bulgu, siber tehdidin artık yalnızca baskıcı rejimlere özgü bir sorun olmadığına işaret ediyor. Türkiye'de gazeteciler de zaman zaman bu tehdidin mağduru oluyor. Basın özgürlüğü kuruluşlarının belgelerine göre Türk gazetecilere yönelik dijital güvenlik ihlalleri raporlarında artış gözlemlendi. Bu durum, yerel basın kuruluşlarının dijital güvenlik protokollerini ve eğitim programlarını güçlendirmesi gerekliliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Rapor, dijital güvenlik altyapısının gazetecilerin mesleki varoluşunun ayrılmaz bir parçası haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Şifreleme araçlarının kullanımı, güvenli iletişim protokolleri ve cihaz güvenliği artık basın özgürlüğü savunuculuğunun teknik boyutu olarak kabul ediliyor.