Fotoğraf kursu eleştirisi, bu alanı seven biri olarak yapılabilecek en yapıcı değerlendirmelerden biridir. Fotoğraf kursları milyonlarca kişinin bu sanata girişini kolaylaştırır; bu değerli bir işlevdir. Fakat bazı kursların aktardığı alışkanlıklar ve anlayışlar, uzun vadede fotoğrafçılık gelişimini sınırlayabilir.\n\nFotoğraf kursu eleştirisinin ilk hedefi kural dogmatizmidir. \"Altın oran\", \"üçte bir kuralı\", \"gözü merkeze alma\", \"ufuk çizgisini düz tut\", bunlar fotoğrafçılığın başlangıç kurallarıdır, nihai yasaları değil. Pek çok kurs bu kuralları bağlam ve gerekçe olmaksızın sunar; öğrenci bu kurallardan ne zaman sapılacağını öğrenmeden mezun olur. Oysa kural bilmek önemlidir; ne zaman kırılacağını bilmek daha önemlidir.\n\nFotoğraf kursu eleştirisinin ikinci boyutu teknik odaklılıktır. Kursların büyük bölümü diyafram, enstantane, ISO, histogramı uzun uzun işler. Bunları öğrenmek gereklidir. Fakat görsel anlatı, fotoğrafın duygu aktarımı, zaman seçimi ve konuya yaklaşma biçimi daha az ilgi görür. Teknik bilen fakat hikâye anlatamayan fotoğrafçı eksik kalır.anın duygusu fotoğrafın teknik mükemmelliğini aşar.\n\nÜçüncü sorun donanım fetişizmidir. Bazı kurslar \"iyi fotoğraf için iyi ekipman gereklidir\" mesajını örtük ya da açık biçimde aktarır. Bu mesaj hem yanlış hem de öğrenciyi gereksiz harcamaya yönlendirir. Tarihsel olarak en güçlü fotoğraflar pek çoğu dönemin \"yetersiz\" sayılan ekipmanıyla çekilmiştir.\n\nFotoğraf kursu eleştirisi bu tespitleri göz önünde bulunduran kurs tasarımcılarına ve eğitmenlere hitap etmektedir. Teknik ile sanatsal anlatıyı dengeleyen, kuralları bağlamıyla sunan ve öğrenciyi araçtan bağımsız düşünmeye teşvik eden kurslar daha güçlü fotoğrafçılar yetiştirmektedir.