Lise eğitimi deneyimim boyunca not ortalamam hiç düşmedi. Öğretmenler "bu çocuktan bir şey olur" dedi. Üniversiteye girdim, mezun oldum. Sonra birileri bana lise biyolojisinden bir şey sordu ve zihin boş. Beş yıl önce ezberleyip sınava girdiğim konuların neredeyse tamamını unutmuştum. Bu gerçekleşince içimde garip bir his uyandı: Bu süreyi ne için harcadım? Lise eğitimi deneyimini geriye dönüp değerlendirdiğimde şunu gördüm: sistem beni doğru cevabı bulmak için eğitti, soru sormak için değil. Notlar aldım çünkü bildiklerimi doğru formatta sunmayı öğrendim. Öğrenip öğrenmediğimi değil, hatırlayıp hatırlamadığımı ölçtüler. En değerli şeyler lisede öğretilmediler. Nasıl çalışacağımı, nasıl başarısızlıkla başa çıkacağımı, nasıl fikir geliştireceğimi kimse anlatmadı. Bunları sonradan, dışarıda öğrendim. Bir öğretmenim vardı, o farklıydı. Hiç test sormaz, hep tartışma yaptırırdı. O derste not almaya gerek duymadım çünkü düşünmek zorunda kaldım. O dersten ne öğrendiğimi hâlâ hatırlıyorum. Lise eğitimi deneyimimin bana bıraktığı en önemli şey şu oldu: İyi not almak ile gerçek anlamda öğrenmek arasındaki farkı erken gördüm. Bu fark, nasıl öğreneceğimle ilgili bütün seçimlerimi etkiledi.