Korelasyon nedensellik karışıklığı, popüler bilim yazılarının en sık düşülen ve en az fark edilen tuzağıdır. "Kahve içenler daha uzun yaşıyor", "Dondurma tüketimi arttıkça boğulma ölümleri de artıyor", "Organik gıda tüketimi ile otizm tanıları paralel seyrediyor", bu üç cümle gerçek istatistiksel ilişkileri yansıtıyor fakat hiçbiri nedensellik kurmak için yeterli değil. Korelasyon nedensellik karışıklığı üç farklı biçimde ortaya çıkar. Birincisi, gizli değişken: kahve içenlerin uzun yaşaması aslında sosyoekonomik statü, sağlık bilinci veya yaşam tarzı alışkanlıklarıyla ilişkili olabilir. Kahvenin kendisi bağımsız bir etken olmayabilir. İkincisi, ters nedensellik: "hasta olanlar daha sık hastaneye gidiyor" gözleminden "hastane hastalık yapıyor" sonucuna ulaşmak mantık hatasıdır; yön ters çevrilmiştir. Üçüncüsü, tesadüfi korelasyon: dondurma ve boğulma örneğinde ortak değişken sıcak hava mevsimidir; dondurma ile boğulma arasında nedensel bir bağ yoktur. Popüler bilim yazılarında korelasyon nedensellik karışıklığı neden bu kadar yaygındır? Birkaç neden bir arada işler. Nedensellik ifadeleri korelasyon ifadelerinden çok daha çarpıcıdır ve okuyucu ilgisini çeker. Araştırmacılar zaman zaman bulgularını kamuya sunarken bu sınırı aşar. Gazeteciler teknik ayrımı basitleştirirken nedensellik dilini tercih eder. Okuyucu ise mekanizma soran soruyu sormaz. Bu sorunla başa çıkmanın yolu nedensellik iddiasını karşıladığında durup şu soruyu sormaktır: mekanizma nedir? İki değişken arasında biyolojik, fiziksel veya sosyal bir mekanizma açıklanabiliyorsa, nedensellik argümanı güçlenir. Açıklanamıyorsa korelasyon bulgusu ilginç bir başlangıç noktasıdır, varış noktası değil.