Probiyotik yoğurt inceleme yapılırken piyasadaki ürünlerin çoğunun etiketinde "probiyotik" ibaresini taşıdığı ancak içerik kaliteleri arasında ciddi farklılıklar bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle doğru seçim için birkaç temel kriteri bilmek gerekir. Bakteri suşu ve kob değeri ilk bakılacak bilgidir. Probiyotik yoğurt inceleme sürecinde ürün üzerinde belirtilen canlı bakteri kob sayısı, üretim tarihindeki miktarı gösterir. Bu değer son kullanma tarihine kadar ne kadar korunur? Bazı üreticiler bu soruyu etikette yanıtlarken birçoğu üretim anındaki değeri gösterip ardından sessiz kalır. Bağırsak sağlığına etki eden suşlar arasında en çok araştırılmış olanlar Lactobacillus acidophilus ve Bifidobacterium familyasına ait çeşitlerdir. Etikette yalnızca genel "aktif kültür" ifadesi geçen ürünler yeterli bilgi sunmuyor demektir. Şeker içeriği ikinci kritik başlıktır. Doğal yoğurt laktozdan kaynaklanan doğal şeker barındırır; eklenen şeker ise ayrı bir kalemdir. Piyasadaki bazı meyveli probiyotik yoğurtlarda ek şeker miktarı 100 gramda 8 gramı aşmaktadır. Bu, probiyotik yoğurt inceleme açısından önemli bir çelişkidir: bağırsak florasını desteklediği iddia edilen bir ürünün yüksek şeker içermesi, bu iddiayı zayıflatır. Yağ içeriği de seçimi etkiler. Tam yağlı seçenekler daha doyurucu olmakla birlikte, bazı bireylerin sindirim alışkanlıkları light versiyonlara yönelmelerini gerektirebilir. Ancak yağı azaltırken ürüne eklenen nişasta ve jelatin gibi kıvam artırıcılar, doğallık arayışını zedeler. İçerik listesinin kısa ve tanıdık malzemelerden oluşması, genel olarak daha işlenmemiş bir ürüne işaret eder. Ambalaj ve soğuk zinciri göz önünde bulundurulduğunda probiyotik yoğurt inceleme sonuçları ilginç veriler ortaya çıkarmaktadır. Canlı kültürler ısıya duyarlıdır. Satış noktasına ulaşana kadar soğuk zincirin korunup korunmadığı, özellikle yaz aylarında raf kalitesini ciddi biçimde etkiler. Bu nedenle mümkün olduğunda buzdolabında depolanan raflardan alınan, raflarda uzun süre beklememiş ürünler tercih edilmelidir. Laktoz duyarlılığı olan bireyler için bazı probiyotik yoğurtlar özellikle düşük laktoz içerikli formüllerle üretilmektedir. Probiyotik bakterilerin bir kısmı laktozu parçaladığından tüm probiyotik yoğurtlar standart yoğurda göre daha iyi tolere edilse de tam laktoz intoleransı durumunda yine de dikkatli olunmalıdır. Fiyat-içerik dengesi değerlendirildiğinde en pahalı ürünün her zaman en yüksek probiyotik kaliteyi sunmadığı görülmektedir. Sade, katkısız ve bağımsız laboratuvar testleriyle kob değeri doğrulanmış ürünler orta fiyat bandında da bulunabilmektedir. Bu probiyotik yoğurt inceleme kriterlerini göz önünde bulundurarak etiketi okuma alışkanlığı edinmek, bilinçli seçimin başlangıç noktasıdır.