Difüzör scattering katsayısı oda akustiği ilişkisi, akustik tasarımda absorpsyon ve difüzyonun tamamlayıcı ama farklı rollerini anlamadan tam kavranamıyor. Absorban yüzeyler ses enerjisini ısıya çevirerek odan ı susturuyor; difüzörler ise enerjiyi birden fazla yöne dağıtıyor, enerjinin kendisini korurken yansıma örüntüsünü dağıtıyor. Scattering katsayısı (s), bir yüzeyin gelen ses enerjisini speküler olmayan (diffuse) biçimde dağıtma kapasitesini 0'dan 1'e ölçekliyor. s=0 düz ayna yüzeyi, s=1 tam difüzyon. ISO 17497-1 standardı bu katsayının ölçüm metodolojisini tanımlıyor: döndürülebilir test odası (reverberation chamber) yöntemi, örnek ve referans yüzey verilerini karşılaştırarak s değerini frekansa göre çıkarıyor. Difüzör geometrileri scattering katsayısı üzerinde belirleyici etkiye sahip. Schroeder difüzörleri, QRD (quadratic residue diffusor) ve PRD (primitive root diffusor), deterministic sayı dizilerinden türetilen kuyu derinlik profiline dayanıyor. Bu profil, farklı frekanslarda dalga boyuyla kıyaslandığında geniş bir band üzerinde etkin dağıtım sağlıyor. Tasarımın merkezi parametresi: N (temel sayı), s (en küçük kuyunun genişliği) ve maksimum kuyu derinliği frekans bandını birlikte belirliyor. Difüzör scattering katsayısı oda akustiği tasarımında özellikle orta-büyük performans mekanları için reverberation time (T60/T20) hedefinin ötesinde bir parametre olarak devreye giriyor. EDT (erken bozunma süresi), erken yansıma yoğunluğu ve azalan difüz alan oranı gibi gelişmiş akustik parametreler, difüzörlerin yerleşim ve miktarından doğrudan etkileniyor. Koşullu ses dağılımı (conditional diffuseness) araştırmalarda güncel odak noktası. Bir odanın belirli bir frekansta sahte difüz görünmesi, ölçüm bazı mekansal ortalamalara dayalıysa, müzik alımını olumsuz etkileyen yönlü yansımaları gizleyebiliyor. Bu nedenle gerçek mekansal dağılım, minyatür mikrofonlarla yapılan yüksek çözünürlüklü B-format kayıtları ve beamforming analizleriyle inceleniyor. Küçük stüdyo uygulamalarında difüzör scattering katsayısı oda akustiği denklemi farklı koşulları barındırıyor. Küçük hacimlerde difüzörler yeterli aralama mesafesini, en az bir dalga boyu uzaklık, sağlayamıyor olabilir; bu durumda difüzif davranış düşük frekanslarda pratikte çalışmıyor. Bu kısıt küçük odalarda difüzörün orta-yüksek frekans aralığında işlevsel olmasını sağladığından yerleşim ve beklenti yönetimi birlikte ele alınmalı. Difüzör scattering katsayısı ve oda akustiği konusunda kapsamlı yaklaşım şunu gerektiriyor: hedeflenen akustik parametre seti önce belirlenmeli, ardından difüzyon, absorpsiyon ve yansıtma yüzeyleri bu hedeflere göre dağıtılmalı. Kör kullanım, difüzörü dekoratif unsur gibi yerleştirmek, ölçülebilir akustik katkıya yol açmıyor.