Kara delikler, astronomi popülerizasyonunun en çok ilgi gören konularından biri. Ama kara delik yanlış kanı meselesi, bu yoğun popüler ilginin beraberinde ciddi kavramsal çarpıtmaları da taşıdığını gösteriyor. Hatalı analojiler, abartılı tehlike tasvirleri ve fiziksel gerçeği aşan dramatik anlatımlar, kara delikler hakkında pek çok kişinin zihninde yerleşik yanlış bir model oluşturdu. En yaygın kara delik yanlış kanılarından biri, kara deliklerin kozmik süpürge gibi davrandığı fikridir. "Yakınından geçen her şeyi emer" tasvirinin popüler kültürde ne kadar yer tuttuğuna bakıldığında, bu şaşırtıcı değil. Gerçek ise şudur: kara delik kütlesi açısından olağan bir yıldızla karşılaştırıldığında yerçekimi aynı kütlede aynı uzaklıkta aynıdır. Bir yıldız kara deliğe dönüşseydi, gezegenler yörüngelerinden çıkmazdı. Yaklaşık olarak aynı yörüngede dönmeye devam ederlerdi. Bir başka yaygın yanlış kanı, kara deliklerin tamamen karanlık boşluklar olduğudur. Oysa aktif kara deliklerin çevresi, sürtünme ve ısınma nedeniyle son derece parlak bir madde diskiyle çevrilmiştir. Bazı kara delikler evrende var olan en parlak yapıların çekirdeğindedir. "Kara" ifadesi yalnızca olay ufkundan ışığın kaçamamasını tanımlıyor; çevresel ortamı değil. Zaman genişlemesi ve gelgit kuvvetleri de popüler kültürde sıkça yanlış aktarılan fiziksel kavramlar. Özellikle çok kütleli kara deliklerin olay ufkuna yaklaşırken gözlemlenen zaman genişlemesi, dramatik biçimde çarpıtılmış senaryolarla popüler filmlerde anlatılmış; gerçek fiziğin çok uzağına gidilmiştir. Kara delik yanlış kanılarının kaynağı, önemli ölçüde popüler bilim anlatımının yoğun dramatizasyon tercihidir. İzleyiciyi cezbetme isteği, fiziksel doğrulukla çatıştığında dramatizasyon çoğunlukla kazanıyor. Bu durum, astronomi iletişiminin nasıl yapılması gerektiğine dair daha geniş bir tartışmanın parçasıdır.