Feng shui dekorasyon eleştirisi bilimsel bir perspektiften yapıldığında, siyah-beyaz bir ret veya kabulden kaçınmak gerekir. Feng shui'nin bazı yönleri nesnel sonuçlarla örtüşebilirken diğerleri herhangi bir ampirik destekten yoksundur. Feng shui dekorasyon eleştirisi başlangıç noktası olarak neyin iddia edildiğini sormayı gerektirir. "Eşyaların belirli konumları enerji akışını yönetir" iddiası fizik yasalarıyla bağdaşmaz; bu konuda hiçbir kontrollü araştırma anlamlı bir etki tespit etmemiştir. Ancak feng shuinin bazı önerileri psikoloji ve ergonomi literatürüyle örtüşmektedir. Örneğin kapıya doğru yönlenmiş bir masanın bireyi daha güvende hissettirdiği iddiası, evrimsel psikoloji açısından makul bir temele sahiptir. İnsan beyni kör nokta olmadığında daha az stres tepkisi üretir. Benzer şekilde doğal ışığın bolluğu, yeşil bitki varlığı ve dağınıklıktan arınmış alanların ruh hali üzerindeki olumlu etkisi bilimsel literatürde destek bulmaktadır. Sorun, bu birbirine karışık mirası sistematik biçimde ayırt etmeden bir bütün olarak satılmasındadır. Feng shui danışmanları zaman zaman astronomik ücretler karşılığında hem kanıtlanmış hem de mistik iddiaları bir arada sunar. Müşteri hangisinin gerçek fayda sağladığını bilemez. Yapıcı yaklaşım feng shui dekorasyon eleştirisi çerçevesinde şu şekilde kurulabilir: Kanıta dayalı olanı al, mistik olanı isteğe bağlı olarak değerlendir ve yüksek danışmanlık ücretleri için iyi düşün. Psikolojik konfor isteğin altında bozulmadan meşru bir motivasyondur; bunun için ise milyonlara ihtiyaç yoktur.