Örgü tasarruf deneyimim tamamen tesadüfle başladı. Kış başında mağazalarda güzel bir bere gördüm, fiyatı canımı yaktı. Annem 'örsek daha ucuza yaparız' dedi. Örgü bilmiyordum ama kabul ettim. O bere projesinin malzeme masrafı satın alma fiyatının üçte biriydi. Ve benim berem çok daha güzeldi, seçtiğim iplikler, renk kombinasyonu, model tamamen bana özeldi. Örgü tasarruf deneyiminin ilk meyvesini ellerde hissettim. Sonra devam ettim. Atkı, bere, bebek patikleri, koltuk minderi kılıfları. Hesapladım: bir yılda örgü hobisine harcadığım malzeme tutarı, o malzemelerle ürettiğim ürünlerin mağaza fiyatlarının dörtte biri. Tasarruf gerçekti. Ama örgü tasarruf deneyiminin asıl kazancı para değildi, zihinsel dinlenme. Akşamları ekran yerine şişleri alıyordum. Bir şeyin oluştuğunu görüyordum, ilerlemeyi hissediyordum. Dijital yorgunluk dediğimiz şeye karşı en iyi antidotum oldu. Bir şeyi dürüstçe paylaşmak istiyorum: örgü herkese uymuyor. Sabır gerektiriyor, bazı kişiler için çok yavaş bir hobi. Ben de ilk aylarda bırakmaya yaklaştım. Ama bir proje bitirdiğimde gelen hissi tattıktan sonra geri dönmek istemedim.