Solmuş çiçek kurtarma denemelerim bazen işe yaradı, bazen hiç yaramadı. Ama her ikisinden de bir şeyler öğrendim. Ev bitkilerimi kaybetme korkusu her zaman yanımda. Bir bitki sararınca ya da solunca refleks olarak harekete geçiyorum. Solmuş çiçek kurtarma arayışı bu aceleyle başlıyor. Birinci deneme: Aşırı sulama. "Susuz kalmış, sulayayım" diye gereğinden fazla su verdim. Bu en yaygın hata. Solmuş çiçek kurtarma çabası aşırı sulamayla çoğu zaman kökleri çürütüyor. Öğrenilmesi zor bir ders çünkü içgüdü tam tersini söylüyor. İkinci deneme: Kuru toprak testi. Parmağı 2-3 cm toprağa sokmak, kuruluğu hissetmek. Gerçekten susuzsa sulama, değilse bırakma. Solmuş çiçek kurtarma için bu basit test, aşırı sulamanın önüne geçiyor. Üçüncü deneme: Işık değişikliği. Sararan bitkimi daha aydınlık pencereye taşıdım. Birkaç günde rengi düzeldi. Işık yetersizliği sararmayı tetikliyor, solmuş çiçek kurtarma yollarından biri bazen sadece yer değiştirmek. Dördüncü deneme: Kök budaması. Bir bitkinin saksıdan çıkardım. Kahverengi, çürük kökler gördüm. Temiz kısmı bırakıp güçlü kısımları makasladım, temiz toprağa yeniden diktim. Solmuş çiçek kurtarma girişimlerimin en cesur olanıydı bu. Ve işe yaradı. Beşinci deneme: Besin eksikliği. Uzun süredir aynı toprakta olan bitki solgun görünüyordu. Sıvı gübre ekledim. İki hafta içinde yeni yaprak çıkardı. Solmuş çiçek kurtarma hikayelerimin özü şu: Nedeni bulmadan çözüm uygulamak çoğu zaman durumu kötüleştiriyor. Yavaş bakmak, gözlemlemek, sonra hareket etmek, bitkiler için de geçerli bir yöntem.