Depresyonun en ağır döneminde evden çıkamıyordum. Sabahları yataktan kalkmak bile anlamsız geliyordu. Tedavi görüyordum ama günlük hayat hâlâ çok ağırdı. O dönemde köpeğimi aldım, ya da köpeğim beni aldı, nasıl söylesem daha doğru bilmiyorum. Köpek duygusal destek konusunda çok şey söyleniyor ama ben teoriden değil, kendi yaşadığımdan yazıyorum. Köpeğimin her sabah uyandırması, yüzümü yalaması, oyun istemesi, dışarı çıkmak için bakması, benim için ilk başta yük gibi hissetti. Ama o yük sağlıklı bir yükdü. Köpek duygusal desteğinin en somut etkisi rutindi. Her gün aynı saatte dışarı çıkmak zorundaydım. Hava kötü de olsa, kendimi kötü hissetsem de. Bu zorunluluk beni dışarı çıkardı, ve dışarı çıkmak her seferinde biraz iyi hissettirdi. Küçük başarılar, 'bugün de çıktım', birikiyor. İkinci etki: yalnız olmamak. Depresyon insanı izole ediyor. Köpeğim orada olmak için hiçbir şey istemiyordu, sadece yanımdaydı. Bu varlık sözsüz ama güçlü bir destek. Bir yıl geçti. Depresyon tedavisi devam etti, ilaçlar, terapist. Ama o süreçte köpek duygusal destek sağladı, bence katkısı gerçek ve ölçülebilir. Şimdi her sabah dışarı çıkıyorum. Hava ne olursa olsun. Bu alışkanlık bende kaldı, köpeğimi sevmek de.