Gönüllülük hatalar listemi yazmak kolay değil. Çünkü bunların bir kısmı iyi niyetten, coşkudan kaynaklandı. Ama iyi niyet her zaman iyi sonuç doğurmuyor. İlk büyük gönüllülük hatam araştırmadan karar vermekti. Sosyal medyada bir çevre projesinin çağrısını gördüm, heyecanlandım, kaydoldum. Gidince anladım: Proje gerçekten çevre odaklıydı ama aynı zamanda bir şirketin itibar çalışmasının parçasıydı. Gönüllüler fotoğraf için getirtilmişti. Gerçek bir katkı yoktu. Gönüllülük hatalarının ikincisi: Kapasitemi aşan projeye evet demek. Bir eğitim projesine katıldım. Haftada iki gün, altı saat diyorlardı. Tam olarak saydığımda haftalık programım imkânsız hale geldi. İki ay sonra yüzüstü bırakmak zorunda kaldım. Bu hem projeye hem de bana zarar verdi. Üçüncü gönüllülük hatam: Takım dinamiğine dikkat etmemek. Bir hayır kurumunda çalışırken ekipteki iletişim sorunu baştan belliydi. Ben görmezden geldim. Aylar sonra o çatışma beni de içine çekti. Dördüncü hata: Beklentilerimi netleştirmemek. Hem proje yöneticilerinden hem de kendimden ne beklediğimi söylemedim. Gönüllülük hatalar listesinde bu belirsizlik, en çok hayal kırıklığı yaratan nedenlerden biri. Bu hatalardan sonra gönüllülüğe yaklaşımım değişti. Artık bir projeye katılmadan önce üç şey soruyorum: Bu proje ne üretiyor, kim yönetiyor, benden gerçekten ne bekliyor? Gönüllülük hatalar beni daha seçici yaptı. Seçici olmak geri çekilmek değil, kaliteli katkı için gerekli bir öz farkındalık.