Hamster kaybetme deneyimi hakkında çok az şey konuşuluyor. İnsanlar köpek ya da kedi kaybını anlıyor, acısına ortak oluyor. Ama 'sadece bir hamsterdi' denildiğinde o acıyı sahipsiz bırakmış gibi hissediyorsunuz. Hamsterım iki buçuk yıl yaşadı, hamster için uzun bir ömür. Her gece kafesiyle çalışırken o da etrafta koşuşturur, çarklarını döndürürdü. Yokluğunda o ses eksikliği çok çarpıcı oldu. Hamster kaybetme deneyiminde ilk hissedilen şey sessizlik. Bir hafta boyunca kafesi kaldıramadım. Neden kaldıramadığımı o sırada anlamıyordum. Sonradan düşündüğümde anladım: kafes oradadığı sürece o yaşamış olmaya devam ediyor gibiydi. Kaldırmak bir tür kabuldü. Hamster kaybetme deneyiminde bu tür ritüellerin önemini o zaman öğrendim. Çevremdekiler 'yeni bir tane al' dedi. İyi niyetle söylediklerini biliyorum ama bu söz çok yanlış hissettirdi. Sanki kayıp değiştirilebilir bir şeymiş gibi. Hamster kaybetme deneyimi bana gösterdi ki kimin olduğu değil, onunla geçirilen zaman acıyı belirliyor. Bir ay sonra kafesi kaldırdım. Temizledim ve bir kenara bıraktım. Yeni bir hamster almadım, henüz hazır değilim. Ama o küçük hayvanın iki buçuk yıllık varlığının bu kadar yer kapladığını anlamak benim için büyük bir şeydi. Küçük bedenlerin büyük boşluklar bırakabileceğini artık biliyorum.