All-inclusive tatil ekonomisi, turizm sektörünün en başarılı pazarlama kurgularından birinin üzerine inşa edilmiştir: her şeyin dahil olduğu hissi. Ancak bu hissin rakamsal karşılığı, yakından incelendiğinde çok daha karmaşık bir tablo ortaya çıkarır. Gerçekten tasarruf mı edersiniz, yoksa farklı bir harcama biçimine mi dahil olursunuz? All-inclusive tatil ekonomisinin matematiksel gerçeğine bakmak için önce neyin dahil olup olmadığını net biçimde ortaya koymak gerekir. Standart bir pakette genellikle şunlar yer alır: Üç öğün yemek, gün boyu atıştırmalık, alkolsüz içecekler ve bazı alkollü içecekler, havuz ve plaj erişimi, ve belirli animasyon etkinlikleri. Ama şunlar çoğunlukla dahil değildir: A la carte restoranlar (için ek ücret alınır), ithal alkol ve kokteyller, su sporları, masaj ve spa, otel dışına çıkış, tüm destinasyon turları ve ulaşım. Bir karşılaştırma yapalım. Aynı tatil için oda-kahvaltı seçeneğinde konaklama maliyeti belirgin biçimde düşer; kalan bütçeniz yerel restoranları keşfetmenizi, farklı mahalle kafelerine uğramanızı ve fiyat performans dengesini kendinizin kurmanızı mümkün kılar. All-inclusive tatil ekonomisinde ise sabit bir maliyetle sınırlı bir seçim dünyasına adım atarsınız. Yemek çeşitliliği gerçek değil simüle edilmiş bir çeşitliliktir; büfe masasında on farklı tabak görmek, kaliteli on farklı yemeğe eriştiğiniz anlamına gelmez. Fiyatlandırma yapısı da eleştiriye açıktır. All-inclusive otellerinin fiyat hesaplamasında operasyonel verimlilik hakimdir. Büfenin standart menüsü, toplu alım ve düşük maliyet ürünler üzerine kurulur; değer vaat eden ürünlerin gerçek maliyeti tatil fiyatının içinde eritilir. Yani siz "her şeyin dahil" olduğunu düşünürken, aslında otel marjını yüksek tutacak biçimde tasarlanmış sabit bir menüye ücret ödüyorsunuzdur. Tatilcilerin büyük çoğunluğunun all-inclusive otelinde harcadığı zamanın yüzde sekseninin otel sınırları içinde geçtiğini gösteren araştırmalar, bu sistemin ürettiği davranışsal kilitlenmeye dikkat çeker. Tatil satın alınır, ardından "parasını çıkarmak" için otel dışına çıkmaktan kaçınılır. Bu tutum, destinasyonu gerçek anlamda keşfetme fırsatını ortadan kaldırır; bir haftalık tatil, aynı havuzun etrafında dönen tekrar eden bir deneyime dönüşür. All-inclusive tatil ekonomisi, belirli profiller için gerçekten mantıklı olabilir: küçük çocuklu aileler, yiyecek harcamalarını öngörülebilir tutmak isteyenler ya da dinlenmeyi keşfin önünde tutanlar. Ama bu tercihin bilinçli yapılması gerekir. Alternatif maliyeti görmezden gelerek all-inclusive'in "tasarruf" olduğunu varsaymak, en yaygın tatil yanılgılarından biridir.