Çocuk yürütücü işlevler gelişimi, nörobilimin en uzun süre boyunca izlenen gelişimsel süreçlerinden birini kapsar; prefrontal korteks (PFK) olgunlaşması ergenlik sonrasına dek sürer ve bu uzun zaman penceresi yürütücü işlevlerin başarım eğrisini doğrudan belirler. Yürütücü işlevler üç temel bileşen altında incelenir: ketleme kontrolü, çalışma belleği ve bilişsel esneklik. PFK miyelinizasyonu sırasıyla dorsolateral prefrontal, orbitofrontal ve anterior singulat kortekste ilerler. Bu anatomik yol haritası, yürütücü işlev bileşenlerinin ontojenik sırasını açıklar: Ketleme kontrolü görece erken gelişirken metacognitive monitoring ve kognitif esneklik daha geç olgunlaşır. Diffüzyon tensör görüntüleme çalışmaları, prefrontal-parietal bağlantı yolaklarının fraksiyonel anizotropisinin ergenlik boyunca artmaya devam ettiğini belgelemektedir. Çalışma belleği kapasitesi, çocuk yürütücü işlevler gelişiminin niceliksel olarak izlenmesine en uygun göstergedir. Fonolojikal döngü ve görsel-uzamsal tahtanın kapasitesi yıllık kademeli artış gösterir; bu artış PFK ve parietal korteks arasındaki fonksiyonel bağlantı gücüyle korelasyon gösterir. Ketleme kontrolündeki bireysel farklılıklar ise amigdala-PFK bağlantısının olgunluk düzeyiyle ilişkilidir ve dürtüsellik fenotipiyle örtüşür. Bilişsel esneklik, yürütücü işlev bileşenleri arasında en geç olgunlaşanıdır. Görev değiştirme (task-switching) paradigmalarında ölçülen bilişsel esneklik 10-12 yaşa dek erişkin performansına yaklaşmaz. Anterior singulat korteks ve striatal döngülerinin bu süreçteki rolü, hem nörolojik gelişim bozukluklarında (DEHB, otizm) hem de normal varyasyonun anlaşılmasında kritik referans noktası oluşturur. Sosyoekonomik faktörler ve kronik stres, PFK olgunlaşmasını olumsuz etkileyen çevresel değişkenler arasında en güçlü kanıt tabanına sahiptir. Allostatic yük modellemeleri, erken dönem adversitenin PFK hacmini ve fonksiyonel bağlantısını azalttığını göstermektedir; bu bulgu çocuk yürütücü işlevler gelişimini desteklemeye yönelik erken müdahale programlarının nörobiyolojik gerekçesini sağlamlaştırmaktadır.