Kemoterapi deneyim hikayesi yazmak istedim çünkü biri bu yolda olabilir ve yalnız hissedebilir. Ben hissettim. Tanı Ocak ayında geldi. Hazırlandığımı sandım ama hazırlanmak mümkün değil. Tedavi başladı, birinci seanstan sonra tüm gün yorgun, bulantılı geçti. Saatler içinde tanıdığım bedenimden uzaklaştım. Kemoterapi deneyim hikayesinde en beklenmedik şey zamanın değişmesiydi. Bir seans, sonrası yoğun birkaç gün, sonra bir toparlanma dönemi, sonra tekrar seans. Bu döngü içinde zamanın normal akışı silindi. Haftalar birbirine karıştı. Yanımda olanlar konuşmak istiyorum özellikle. Eşim her seansa geldi. Bunu tartışmadık bile, sadece geldi. Çocuklarım küçüktü ama bir şeyler sezdiler, yanımda olmak istediklerini vücutlarıyla gösterdiler. Bir arkadaşım her hafta kapıma yemek bıraktı, içeri girmeden. Bu küçük şeyler büyük şeylerdi. Bir şey de yanlış yapıldı iyilik adına. Kimi insanlar acıyarak baktı, bu zor. Birisi "sen güçlüsün, atlatırsın" dedi defalarca; güçlü olmak istemiyordum o an, sadece hasta olmak istiyordum. Kemoterapi deneyim hikayesinde insanlar ne söyleyeceğini bilemiyor, anlıyorum. Ama bazen sessiz oturmak, yanında olmak, her şeyden değerli. Tedavi bitti. Kontroller devam ediyor. Hayat geri döndü ama aynı hayat değil, farklı bir hayat. Neyin önemli olduğunu daha net görüyorum. Bu yolda olan birine: olduğun yerde olmana izin ver. Her gün güçlü olmak zorunda değilsin.