Güneş tutulması deneyimi için çok hazırlandım diyemem. Fırsat çıktı, gittim. O kadar. Hazırlıksızlık beni daha çok etkiledi aslında, ne olacağını tam olarak bilmiyorsam, beklenmedik anlarda insan daha çok hissediyor. Güneş kısmen örtülmeye başladığında fark etmek bile zor oldu. Yavaş yavaş ilerliyor, göz bu küçük farkı yakalamıyor. Ama bir şey fark ettim: sıcaklık düşmüş. Bir rüzgar yoktu ama havada serinlik vardı. Kuşlar sessizleşmişti. Güneş tutulması deneyiminin en güçlü anı totalitenin başladığı saniyeydi. Bir anda gökyüzü karardı. Tam karanlık değil, akşam karanlığı gibi, ama öğle vakti bu olması beklenmiyor. Tüylerim diken diken oldu. Kontrolümde değil, vücudun doğrudan tepkisiydi. Güneş koronası görünür hale geldi. Çıplak gözle görülebilen, soluk pembe-beyaz ışık saçakları. Bu normalde mümkün değil, korona Güneş ışığının içinde kaybolur. Ama o birkaç dakika boyunca gökyüzünde bir halka vardı ve onun içinde yıldızlar. Güneş tutulması deneyimi bana astronominin neden bu kadar insanı etkilediğini anlattı. Fotoğraflarda gördüğünüzde etkileyici. Ama orada, yüzünüzde serinleyen hava ve sessizleşen kuşlarla birlikte yaşadığınızda başka bir şey. Evrenin büyüklüğü soyut olmaktan çıkıyor, bedene işliyor.