Müze depo eserleri meselesi, kültürel miras yönetiminde yapısal bir çelişkiyi gün yüzüne çıkarıyor. Büyük müzelerin koleksiyonlarının yalnızca yüzde beş ile on beşi ziyaretçiye açık sergilerde yer alıyor. Geri kalanı klimatlı depolarda bekliyor; bu eserler teknik olarak korunuyor ama toplumsal işlevlerini yitirmiş durumda. Müze depo eserleri sorununa katkıda bulunan faktörler birkaç başlık altında toplanıyor. Sergileme alanı yetersizliği, sigorta ve güvenlik maliyetleri, küratöryal önceliklendirme ve bağış anlaşmalarının getirdiği sınırlamalar bu faktörlerin başında geliyor. Ancak bu gerekçelerin tamamı verili koşullar olarak kabul edilmek zorunda değil. Alternatif modeller uygulanabilir. Dönen sergi programları, müzelerarası ödünç anlaşmaları, yerel sanat kurumlarına geçici devir ve dijital koleksiyon erişimi, müze depo eserleri sorununu kısmen çözme kapasitesine sahip. Bazı müzeler bu adımları atmaya başladı ve hem erişim artışı hem de kurum-toplum ilişkisinde güçlenme raporladı. Kamuya ait ya da kamudan fon alan müzelerin koleksiyonlarını depolarda tutması, temsil ettikleri misyonla çelişiyor. Açıklık, teknik bir tercih değil kurumsal bir sorumluluk.