Şehir tiyatrosu kadro yapısı, Türkiye'deki kurumsal sahnelerin en kronik sorunlarından birini barındırıyor: Kadro hareketsizliği. Aynı oyuncular yıllarca, bazen on yıllarca aynı kurumda sahnede görünüyor; yeni yüzlere kapı açılmıyor. Şehir tiyatrosu kadrosu, idealde bir dengeyi temsil etmeli: Deneyimli oyuncuların biriktirdiği sahne birikim ile genç oyuncuların taşıdığı taze enerji. Ama pratikte bu denge kurulmuyor. Kadrolu pozisyonlar güvenceli, dolayısıyla kimse ayrılmıyor. Yeni oyunculara yer açılmıyor çünkü kadro kapasitesi dolu. Bu durumun sanatsal sonucu da ciddi. Aynı şehir tiyatrosu kadrosu, mevsimden mevsime aynı dinamiklerle birlikte çalışıyor. Yaratıcı sürtüşme, yeni bakış açıları, farklı okul ve estetikten gelen oyuncuların etkileşimi, bunların hepsi ortadan kalkıyor. Repertuvar çeşitlense bile yorum yelpazesi daralıyor. Bir de misafir oyuncu sistemi var ama bu da tam çözüm değil. Misafir oyuncular kısa sürede uyum sağlamak zorunda kalıyor, kurumsal kültürün dışında tutuluyor ve çoğu zaman asıl kadroya entegre edilemiyor. Alternatif: Rotasyon sistemi. Belirli süreli sözleşmeler, proje bazlı kadro genişletme ve sistematik genç oyuncu programları şehir tiyatrosu kadro sorununa yapısal bir çözüm sunabilir. Bazı Avrupa tiyatroları bu modeli başarıyla uyguluyor. Şehir tiyatrosu kadrosunun donuklaşması, kurumun değil yalnızca içindeki bireylerin tiyatrosu anlamına geliyor.