Elektrikli araç sahipleri kış aylarında beklenen menzilden belirgin biçimde daha erken şarj uyarısı aldıklarını fark eder. Elektrikli araç kış batarya performansı meselesi, bu araçların kimyasından kaynaklanan fiziksel bir gerçektir. Elektrikli araçların büyük çoğunluğu lityum iyon batarya kullandığı ve bu bataryaların çalışma verimliliği sıcaklığa bağlıdır. Sıcaklık düştükçe batarya içindeki kimyasal reaksiyonlar yavaşlar; bu hem enerji depolamayı hem de enerji çekimini etkiler. Pratik sonuç: soğuk havada aynı menzil için daha fazla enerji gerekir ve batarya daha hızlı biter. Elektrikli araç kış batarya kaybı yalnızca kimyasal yavaşlamadan kaynaklanmaz. Soğuk havada kabini ısıtmak için harcanan enerji de büyük bir pay oluşturur. İçten yanmalı araçlarda kabin ısıtması motorun atık ısısından ücretsiz yararlanır; elektrikli araçlar ise bunun için doğrudan batarya gücü kullanır. Bu durum, soğuk bir kış gününde menzili yüzde 20 ile 40 oranında düşürebilir. Bataryayı soğuktan korumak için elektrikli araçlar ısıtma yönetim sistemleriyle donatılır. Uzaktan ön ısıtma (preconditioning) özelliği sayesinde araç prize bağlıyken kabin ve batarya sıcaklığı artırılabilir; bu şekilde soğuk havanın etkisi şarja başlamadan önce azaltılır. Elektrikli araç kış batarya performansını korumak için birkaç pratik önlem işe yarar: mümkünse aracı kapalı garajda park etmek, şarjı gece boyunca bağlı bırakmak, bataryanın yüzde 80 civarında tutulması (tam dolu ya da sıfıra bırakmaktan kaçınmak) ve uzun yolculuklarda mola planlarını buna göre yapmak bu önlemlerin başında gelir.