"Eksi sayı nedir ki?" diye sorulduğunda pek çok çocuk kafasını kaşır. Negatif sayılar soyut bir kavram gibi durur, ta ki hayattan bir örnek verilene kadar. Negatif sayılar, sıfırın altındaki değerleri ifade etmek için kullanılır. Banka hesabınızı düşünün: 100 TL varsa +100, 100 TL eksiğiniz varsa -100. Sıfır, ikisi arasındaki denge noktası. Negatif sayıların tarihi ilginç. Çin matematikçileri MS 2. yüzyılda negatif sayıları hesap taşlarında farklı renkle göstererek kullanmaya başladı. Ama Avrupalı matematikçiler negatif sayılara uzun süre güvensizlikle baktı. 17. yüzyıla kadar "anlamsız" ya da "saçma" olarak nitelendiren matematikçiler vardı. Günlük hayattaki negatif sayılar: Termometre -10 derece gösterdiğinde negatif sayılar soyut kalmıyor. Deniz seviyesinin altındaki derinlik (-200 metre), bir futbol takımının gol averajı (-3), bir şirketin zararı (-500.000 TL), bunların hepsi negatif sayıların somut kullanımları. Negatif sayılarla işlemler: Bir borcunuzu başka bir borçla toplarsanız daha fazla borçlanırsınız: (-5) + (-3) = -8. Ama negatif bir negatifi çarparsanız pozitif çıkar: (-3) × (-4) = +12. Bu kural önce kafa karıştırıcı gelir ama şöyle düşünün: "borçlanmamak" kâr demektir. Negatif sayılar matematiğin karmaşık kümeler, grafik sistemleri ve vektörler gibi ileri konuları için de vazgeçilmez bir temel oluşturuyor. Koordinat sisteminde sol ve aşağı yönler negatif ekseni temsil eder. Sinyaller, elektrik akımı ve fizik hesaplamalarının büyük kısmı negatif değerlerin anlamlı biçimde işlenmesine dayanır.