Akıllı ev enerji tasarrufu vaadi, bu sistemlere yapılan yatırımı meşrulaştırmak için öne çıkan başlıca argümandır. Akıllı termostat, otomatik aydınlatma ve akıllı priz gibi ürünler enerji kullanımını optimize ederek fatura maliyetlerini düşüreceği iddiasıyla pazarlanır. Ancak bu tasarruf vaatlerinin gerçek ölçekle örtüşüp örtüşmediği sorgulanmaya değer. Akıllı ev enerji tasarrufu rakamları incelendiğinde ortaya karmaşık bir tablo çıkar. Akıllı termostatların gerçekten enerji tasarrufu sağlayabildiği doğrudur; ancak bu tasarrufun büyüklüğü kullanıcının eski alışkanlıklarına ve ev yalıtım kalitesine büyük ölçüde bağlıdır. Zaten iyi yönetilen bir ısıtma sistemine akıllı termostat eklenmesi, marjinal bir fark yaratır. Bir diğer göz ardı edilen nokta cihazların bekleme modunda harcadığı enerjidir. Akıllı ev enerji tasarrufu sağladığı düşünülürken, sürekli ağa bağlı kalan cihazlar 7/24 küçük ama sabit bir güç tüketir. Bağlı cihaz sayısı arttıkça bu sürekli tüketimin toplamı göz ardı edilemeyecek boyuta ulaşabilir. Sistem kurulum maliyeti de denklemde yerini almalıdır. Akıllı ev enerji tasarrufu üzerinden hesaplanan geri ödeme süresi gerçekçi modelllendiğinde, sistemin kendini amorte etmesi için beklenen süre çoğu zaman pazarlama materyallerinde öngörülenden çok daha uzun çıkar. Yapıcı yaklaşım şudur: Bu sistemler gerçekten fayda sağlayabilir; ancak enerji tasarrufu birincil motivasyon olmamalıdır. Konfor, uzaktan kontrol ve otomasyon bu ürünlerin gerçek güçlü yönleridir. Tasarrufu birincil vaat olarak konumlandıran pazarlama anlatısı ise gerçekçilikten uzaktır.