Bağımsız tiyatro devlet desteği meselesi, Türkiye'de her sezon yeniden gündeme gelen ama somut değişiklik üretemeyen bir tartışma. Kurumsal tiyatrolar devlet bütçesinden pay alırken, bağımsız gruplar projesini nasıl finanse edeceğini bilerek kapı kapı dolaşıyor. Bağımsız tiyatro devlet desteği bağlamında mevcut tabloya bakıldığında şunu görüyoruz: Küçük destek fonları var ama başvuru süreçleri bürokratik, kriterler belirsiz, değerlendirme şeffaf değil. Desteklenen gruplarla desteklenmeyenler arasındaki fark çoğu zaman sanatsal kaliteyle değil, bağlantılarla açıklanıyor. Bağımsız gruplar bu ortamda nasıl ayakta kalıyor? Oyuncular ikinci ve üçüncü işler yapıyor. Mekan kirası, kostüm, ışık, hepsi öz kaynaklarla karşılanıyor. Prodüksiyonlar az provada sahneye çıkıyor çünkü oyuncuların tam zamanı yok. Sonuç: İyi bir proje, sahne dışı koşullar yüzünden potansiyelinin çok altında kalabiliyor. Avrupa modeline bakılırsa, bağımsız tiyatro devlet desteği proje bazlı değil, kurum bazlı da işleyebiliyor. Bağımsız gruplara çok yıllık destek sözleşmesi imzalanıyor, bu da uzun vadeli planlama yapılmasını sağlıyor. Türkiye için önerilecek adımlar şunlar: Destek başvuru sürecini basitleştir ve şeffaflaştır. Genç gruplar için ayrı fon havuzu oluştur. Sonuç ölçüm kriterlerini sanatsal çıktı üzerinden belirle. Bağımsız tiyatro devlet desteği olmadan var olabiliyor, ama potansiyelinin yarısıyla.