Türkiye İstatistik Kurumu'nun yayımladığı son veriler, ilkokul okuryazarlık oranında kaydedilen olumlu trendi gözler önüne serdi. 2025-2026 dönemine ait ulusal tarama sonuçlarına göre ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri arasında temel okuryazarlık düzeyi yüzde doksan beşin üzerine çıktı; bu oran, bir önceki ölçüm dönemine kıyasla yaklaşık iki puanlık bir artışa işaret ediyor. İlkokul okuryazarlık oranındaki artışın ardında birden fazla etken yatıyor. Okul öncesi eğitime katılımın yükselmesi, özellikle beş yaşındaki çocukların anaokulu devam oranlarının artması bu faktörlerin başında geliyor. Bunun yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı'nın son iki yılda uyguladığı erken okuma müdahale programlarının da etki ettiği değerlendiriliyor. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde ilkokul okuryazarlık oranı yüzde doksandokuz düzeyine ulaşırken, bölgesel eşitsizlikler hâlâ güncel bir sorun olmayı sürdürüyor. Güneydoğu illerinde oran yüzde seksenin altında kalmaya devam ediyor. Bu fark, yalnızca eğitim altyapısı değil göç, dil engeli ve sosyoekonomik koşullarla da bağlantılı. Eğitim araştırmacıları, yüzde doksanbeşin üzerine çıkmanın anlamlı bir kilometre taşı olmakla birlikte gerçek okuryazarlık kalitesini yansıtmadığını hatırlatıyor. Harf ve hece tanımanın ötesinde anlayarak okuma, çıkarım yapma ve okuduğunu farklı bağlamlarda uygulama becerilerinin ayrıca ölçülmesi gerektiği vurgulanıyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün raporları da Türkiye'yi ilkokul okuryazarlık oranındaki ilerleme açısından bölgesel başarı örneği olarak öne çıkarıyor. Öte yandan uzmanlar, elde edilen kazanımların sürdürülebilir olması için okuma kültürünü destekleyen ortam düzenlemelerine ve öğretmen yetkinlik geliştirmeye yatırım yapılmaya devam edilmesi gerektiğini belirtiyor.