Yeni Zelanda doğa deneyimim içinde en çarpıcısı yabani bir hayvanla göz göze geldiğim andı. Doğa yürüyüşü yapıyordum, güzergah popüler bir rotaydı ama sabahın erkeniydi, kimse yoktu etrafta. Yeni Zelanda doğa deneyimi bu ülkenin vahşiliğini gösteren anlardan biri oldu. Bir weka kuşu yolun tam ortasında duruyordu; koşmadı, kaçmadı, bana baktı. Sonra sırt çantama yürüdü ve fermuar çekmeye çalıştı. Yeni Zelanda'nın faunası binlerce yıl boyunca insan baskısıyla evrilmediği için bu hayvanlar insandan kaçmıyor. Bir başka gün kıyıda yürürken fok balığı sürüsüyle karşılaştım. Kayalar üzerinde uzanmışlardı, ben birkaç metre yaklaştım. Biri kafasını kaldırdı, baktı, gözlerini kapadı. Saatlerce yanlarında oturdum. Yeni Zelanda doğa deneyimi çoğu zaman bu kadar yakın. Bu tür karşılaşmalar için öğrendiğim kurallar: Hayvanlarla fotoğraf çekilmek için asla dokunmayın ya da kışkırtmayın. Mesafeyi kendiniz değil, hayvan belirlesin. Beslemeyin; hem hayvanlar için zararlı hem yasadışı. Weka gibi meraklı türler sizi takip edebilir; bu onların seçimi, sizin teşvikiniz değil olmalı. Yeni Zelanda doğa deneyimi bana şunu gösterdi: Doğa ziyareti planladığınızda hayvanları aramaya gerek yok; onlar sizi buluyor. Sabah saatlerinde ve az ziyaretçinin olduğu noktalarda bu karşılaşmalar çok daha olası.