Her yıl öğrenciler aynı listeden aynı kitapları okuyor. Öğretmen sınıfta tartışıyor, sınav soruluyor, kitap "bitirildi" sayılıyor. Okul kitap listesi özgür okuma meselesinde asıl soru şu: Bu süreç kitap sevgisini mi büyütüyor, yoksa söndürüyor mu? Okul müfredatına dahil edilen kitaplar çoğunlukla edebiyat kanonu, ulusal kimlik inşası ya da müfredatla uyumlu temalar gözeterek seçiliyor. Öğrencinin yaş grubuna hitap eden çağdaş edebiyat, farklı kültürlerden sesler ya da öğrencinin gerçek merakını cezbeden türler nadiren listeye giriyor. Okul kitap listesi özgür okuma gerilimi burada başlıyor. Zorunluluk psikolojisi de işin içine giriyor. Okumak zorunda olduğunuz bir kitap, okumak istediğiniz bir kitaptan çok farklı hissettiriyor. Harici baskı, iç motivasyonu zayıflatabiliyor. Araştırmalar, okul yılları boyunca zorunlu okuma pratiğinin uzun vadeli okuma alışkanlığını bazen azalttığını gösteriyor. Öte yandan liste geleneğini bütünüyle reddetmek de yanlış. Edebiyat mirasıyla tanışmak, kültürel bağlamı anlamak ve ortak referanslara sahip olmak gerçek eğitim değerleri. Sorun seçim sürecinin dar kalması ve öğrencinin ajansının hiç gözetilmemesinde. Okul kitap listesi özgür okuma için dengeli bir yaklaşım mümkün: Ortak okumaların yanına öğrencinin kendi seçtiği kitapları koyduğu, bu seçimlerin de sınıfta yer bulduğu bir yapı. Bu hem okuma çeşitliliğini artırır hem de öğrencinin kitapla kurduğu ilişkiyi sahiplenme üzerine inşa eder.