Nordic curl protokolü, hamstring kas grubu yaralanmalarının hem önlenmesinde hem de rehabilitasyonunda ekzantrik antrenman biliminin en çok araştırılan uygulamalarından biridir. Norveçli araştırmacıların 2004'te yayımladığı randomize kontrollü çalışma, protokolün elite futbolda hamstring yaralanma insidansını %50'nin üzerinde düşürdüğünü göstererek bu alanda dönüşüm noktası oluşturdu. Nordic curl protokolünün egzersiz mekanik yapısı, diz fleksör grubunun, özellikle semimembranosus ve semitendinosus, yüksek gerim altında kontrakte olduğu ekzantrik yüklemeyi esas alır. Ekzantrik kasılma, konsantrik kasılmaya kıyasla daha yüksek kuvvet üretimini daha düşük enerji maliyetiyle gerçekleştirir; uzayan kas liflerine yüksek gerilim bindirir ve bu mekanik uyaran kas lifi morfolojisini etkiler. Morfolojik adaptasyonlar açısından ekzantrik yüklemeye verilen yanıt iki temel şekilde belgelendi. Kası oluşturan sarkomer sayısının seri bağlantıda artması, kasa longitudinal büyüme, en kritik uyumdur. Bu değişim kasın optimal gerim uzunluğunu yüksek açılara taşır ve büyük açı konumunda kontraktil kapasiteyi artırır. Nordic curl protokolü bu adaptasyonu fasilitasyon eder çünkü kasılan hamstring hem uzarken hem de gerilim altındadır. Programlama açısından nordic curl protokolünün etkinliği periyodik uygulama sıklığına bağlıdır. Nordiçin sınırlı antrenman verimine eğilimli olduğu görüldüğünden haftada 2-3 seans, 3-4 set ve ilerlemeli yük artışı önerilmektedir. Proteksiyon adaptasyonunun kalıcılığı için sezon içi bakım protokolü şarttır; antrenmanın kesilmesiyle kazanılan morfolojik adaptasyon 8-12 haftada büyük ölçüde tersine döner. Kısıtlılıklar açısından nordic curl protokolü proksimal hamstring lif hasarlarında (ischial origin avulsions) veya tendon yaralanmalarında birincil rehabilitasyon aracı değildir. Kas-tendon birleşim bölgesi yaralanmalarında yük miktarı ve açı kontrolü daha spesifik protokol tasarımı gerektirir.