Bisiklet tamiri öğrenme hikayem zorunlulukla başladı. O gün bisikletle eve dönüyordum, tam bir çıkışta arka zincir koptu. Eve yürüdüm, bisikleti götürmek için servis aradım. İki gün bekleme, yüzlerce lira ücret. Bundan sonra kendi başıma halledebilirim diye düşündüm. İnternetten zincir değiştirme videolarına baktım. Gerekli alet ucuzdu, denedim. İlk denemede zinciri yanlış bağladım; bir km sonra tekrar koptu. İkinci denemede doğru yaptım. Bisiklet tamiri öğrenme sürecim böyle başladı, bir zincirleme zorunlulukla. Birinci yılda temel tamirler öğrendim: zincir değiştirme, teker yamama, fren kablo ayarı. Her şey ilk denemede mükemmel çıkmadı. Freni ayarlarken kablo fazla gergin kaldı, tekrar yapmak zorunda kaldım. Ama yaparken öğrendim. Bisiklet tamiri öğrenme sürecinde en zor gelen kısım vites sistemi oldu. Arka kaseti değiştirmeye karar verdiğimde yanlış boyut aldım, geri götürmek durumunda kaldım. Vites kablo ayarı ise gözle takip edilen bir iş; biraz sağa biraz sola, tik tik sesi dinlenerek yapılıyor. Bu sesi tanımak birkaç ay aldı. İkinci yılda hidrolik fren bakımına girdim. Bu biraz daha ileri seviye. Hava kabarcığı kalıp kalmadığını kontrol etmek, sıvı doldurmak. Videoyla öğrendim, ama güvende olmak için önce kendi bisikletimde değil, bir arkadaşın eski bisikletinde denedim. Üç yıl geçti. Artık düzenli bakımı kendim yapıyorum: zincir temizliği, dişli yağlama, fren kontrolü, teker basıncı. Servisime neredeyse hiç gitmiyorum. Bisiklet tamiri öğrenme sürecim bana hem para hem de bağımsızlık kazandırdı. Bisikletle kurduğum bağ da değişti; artık onu daha çok sahipleniyorum.