Bir kimyasal tepkimeyi daha hızlı gerçekleştirmenin yolu her zaman ısı ya da basınç değil. Katalizör tepkime hızı ilişkisi, kimyanın en zarif kavramlarından birini oluşturuyor. Katalizör, bir tepkimeyi hızlandıran ancak tepkime sonunda kendisi değişmeyen maddedir. Yani katalizör sürece giriyor, ama tepkimenin ürününe dönüşmüyor. Bu özellik onu hem ekonomik hem de güçlü yapıyor. Katalizör tepkime hızını nasıl artırıyor? Bir tepkimenin gerçekleşmesi için moleküllerin belirli bir enerji eşiğini aşması gerekir. Buna "aktivasyon enerjisi" denir. Katalizörler bu eşiği düşürür, alternatif, daha kolay bir reaksiyon yolu açar. Enerji gereksinimini azaltır ama sonuçtaki ürün aynı kalır. Bunu bir dağ geçidiyle canlandırabilirsiniz: tepkime maddelerinin dağı aşması gerekiyor. Katalizör olmadan dağın zirvesinden geçmek zorunda. Katalizörle, dağın yanından tünele giriyorsunuz. Hedef aynı, yol daha kısa. Doğada katalizörler: enzimler Katalizörlerin biyolojik karşılığı enzimler. Vücudunuzdaki sindirim süreçleri, DNA kopyalanması ve enerji üretimi tamamen enzimler sayesinde işliyor. Bir enzim olmadan saatler sürecek bir tepkime, enzimle saniyeler içinde tamamlanabiliyor. Sanayi ve otomotivde katalizörler Katalizör tepkime hızı artırma prensibi endüstride de yoğun biçimde kullanılıyor. Amonyak üretiminde Haber-Bosch süreci demir katalizörü kullanır. Araçlardaki katalitik konvertörler, egzoz gazlarındaki zararlı maddeleri daha az zararlı bileşiklere dönüştürmek için platin ve paladyum gibi metaller içerir. Katalizörler tükenmez ama zehirlenir. Belirli maddeler katalizörün yüzeyini kaplayarak onu etkisiz hale getirebilir. Bu yüzden endüstriyel katalizörlerin periyodik olarak yenilenmesi gerekir.