Akılda kalan film deneyimi herkesin başına gelmiştir bir kez. Ama o haftalarca devam eden şeyi yaşamak farklı. Bu benim için bir Aralık ayında oldu; karanlık bir kış gecesi sinemalık bir film izledim. İki saat otuz dakika. Film bitince kalkamadım yerden. Akılda kalan film deneyimi sahne sahne geri döndü günlerce. Kahramanın aldığı bir karar, sinyali yanlış okuduğum bir diyalog, son sekansın müziği. Bunlar uyku arasında belirdi, sabah kahvaltısında aklıma geldi, araştırdım. Filmle ilgili okumaya başladım; yönetmenin söyleşileri, eleştirmenler ne yazmış, seyirci tepkileri. Benim anlayamadığım detayları başkaları da anlatmış, başkalarının gördüğü şeyleri ben kaçırmışım. Bunları okudukça film daha geniş bir anlam kazandı. Akılda kalan film deneyiminin bana öğrettiği ilk şey: bir filmi bir kez izlemek yeterli değil her zaman. İkinci seferde ilk seferinde kaçırdığım şeyler görünüyor; yönetmenin minik ipuçları, ses tasarımının desteklediği anlam, sahne geçişlerindeki ritim. Filmi bir arkadaşa tavsiye ettim; izledi, "İyi ama ben çok etkilenmedim" dedi. Bu da güzel bir ders. Aynı film herkeste aynı şeyi yapmıyor; bizim o ana, o halimize konuşuyor. O film hâlâ listemde özel bir yerde duruyor. Periyodik olarak geri döneceğim ona; büyük filmler büyümemizle birlikte değişir bir şekilde. İlk izlemede başka anlamlar çıkardım, beş yıl sonra başka şeyler göreceğim bunun.