Kurbağa metamorfoz gözlemi yapmak aklımın köşesinde yıllardır vardı ama fırsat hiç çıkmamıştı. Ta ki balkondaki büyük plastik kapta su biriktirince küçük misafirler kendiliğinden gelene kadar. Nisan başında balkonda tuttuğum su kabında, sabah kalktığımda siyah nokta kümesi gördüm. Yumurtalar! Bir kurbağa gece gelmiş ve yumurtasını bırakmış. Beklemeye başladım. Kurbağa metamorfoz gözleminin ilk aşaması heyecanlıydı. Yumurtaların her gün nasıl değiştiğini fotoğrafladım. Beş günde jimnastikçi larvaları belirdi, küçük, siyah, kuyruklu. Yüzüyorlardı. Sadece birkaç milimetre, ama bağımsız birer varlık. İkinci hafta bacaklar çıkmaya başladı. Önce arka bacaklar. Bu sıra önemliydi, arka bacaklar önce çıkar, ön bacaklar sonra. Ön bacaklar solungaçların altında gelişir ve bir noktada aniden görünür hale gelir. O anı izlemeyi bekliyordum. Kurbağa metamorfoz gözleminde en dramatik değişim kuyruğun yeniden emilmesiydi. Kuyruk bir anda yok olmuyor, haftalar boyunca kısalıyor, şekil değiştiriyor. Bu süreçte hayvan neredeyse hiç yemiyor. Kuyruğun enerjisini kullanarak dönüşüm tamamlanıyor. Altıncı haftanın sonunda balkondaki kapta bir kurbağa vardı. Küçük, tamamen karada yaşayan bir kurbağa. Kabu açtım, balkon kenarına koydum. Bakıştık bir süre. Sonra bana bakar gibi bir an durdu ve atladı, gitti. O altı hafta bana canlı biyoloji öğretti. Kitaplarda "metamorfoz" tek bir kelime; balkonda ise altı haftalık sessiz bir mucize.