Küçük bir e-ticaret markam vardı ve büyütmek istiyordum. Influencer pazarlama deneyimi konusunda çevremde başarı hikayeleri duymuştum. 'Ben de deneyeyim' dedim ve 10.000 TL bütçeyle dört farklı içerik üreticisiyle anlaştım. Size ne olduğunu dürüstçe anlatayım. Influencer pazarlama deneyimimin sonucunu şöyle özetleyeyim: dört işbirliğinden ikisi hiç etki yaratmadı, biri orta düzeyde, biri beklenmedik biçimde iyi gitti. Toplam dönüşüm baktığımda harcadığımın yaklaşık yüzde kırkını geri kazandım. İlk turda zarar. Ama öğrendim. Influencer pazarlama deneyiminden çıkardığım en önemli ders: takipçi sayısı yanıltıcı. Küçük ama ilgili kitlesi olan biri, büyük ama dağınık kitlesi olandan çok daha iyi sonuç veriyor. O dört kişiden en iyi dönüşüm yapan en az takipçisi olan kişiydi. İkinci ders: ürünün influencer'ın yaşam tarzına gerçekten uyması gerekiyor. Zorla yerleştirilen ürün tanıtımı kitleye inandırıcı gelmiyor, hissediliyor. Üçüncüsü: etkiyi takip etmek için özel bir indirim kodu vermek şart, yoksa hangi satışın nereden geldiğini bilemezsiniz. Şimdi influencer pazarlama deneyimime çok daha seçici ve stratejik yaklaşıyorum. Her işbirliğinden önce o kişinin geçmiş içeriklerini, yorum kalitesini, katılım oranını inceliyorum. Ve her zaman takip kodu koyuyorum. Kayıpla biten bir deneyim bazen en iyi öğretmen oluyor.