C vitamini soğuk algınlığı ilişkisi, popüler tıp kültüründe neredeyse dogma haline geldi. Belirtiler başlar başlamaz yüksek doz C vitamini almak, milyonlarca kişinin başvurduğu bir pratik. Bu alışkanlığın kaynağı büyük ölçüde 1970'lerde Nobel ödüllü kimyacı Linus Pauling'in yayımladığı kitaplara dayanıyor. Sorun şu ki Pauling'in iddiaları, sonraki onlarca yıllık titiz klinik araştırma tarafından desteklenmedi. C vitamini soğuk algınlığı üzerine yürütülen en kapsamlı sistematik değerlendirme, Cochrane işbirliği tarafından düzenli olarak güncelleniyor. 2013 tarihli ve onlarca çalışmayı kapsayan bu derlemenin bulguları şöyle: Genel popülasyonda C vitamini takviyesi, soğuk algınlığına yakalanma sıklığını azaltmıyor. Semptomlar başladıktan sonra yüksek doz alınması, hastalığın süresini ya da şiddetini anlamlı ölçüde değiştirmiyor. Günlük koruyucu takviye, hastalık süresini yetişkinlerde ortalama sekiz saat kısaltıyor, bu, istatistiksel olarak anlamlı ama klinik açıdan tartışmalı bir etki. C vitamini soğuk algınlığına karşı etkisiz mi? Tam olarak değil, ama beklentiler tutarlı biçimde kanıtın önüne geçiyor. İstisnai bir bulgu, kısa süreli yoğun fiziksel stres yaşayan grupla ilgili: Maraton koşucuları, kayak askerlik eğitimcileri ve kuzey kutbunda çalışanlar gibi aşırı soğuk ya da yüksek eforla karşılaşan bireylerde C vitamini takviyesi, soğuk algınlığı riskini yaklaşık yüzde elli azalttı. Bu etki söz konusu özel koşullarla sınırlı; masa başında çalışan, orta düzey aktiviteli bir yetişkine genellenemiyor. C vitamini soğuk algınlığı inançları bu denli güçlü yerleştiği için mekanizmanın biyolojik açıdan plausible görünmesi de rol oynuyor. C vitamini gerçekten bağışıklık hücrelerinin çalışmasına katkıda bulunan bir antioksidan. Nötrofil işlevi, T hücre proliferasyonu ve interferon sentezinde rol oynuyor. Ancak biyokimyasal bir mekanizmanın varlığı, klinik çıktıda ölçülebilir bir fayda yaratacağı anlamına gelmiyor. Bağışıklık sistemi son derece karmaşık; tek bir mikro besin üzerinden manipüle edilmiyor. Yüksek doz C vitamini tüketiminin risksiz olduğu da söylenemez. Günde 2 gramın üzerindeki alımlar, böbrek taşı riskini artırıyor; özellikle oksalat taşı öyküsü olan bireylerde. Gastrointestinal yan etkiler yüksek dozlarda yaygın. Demir emilimini artırması, hemokromatozis hastalarında sorun yaratıyor. Nehir kanıtlar, soğuk algınlığını önlemek için C vitaminine değil; el yıkama gibi basit hijyen kurallarına, yeterli uyku süresine ve sigara içmemeye yöneltiyor. Bu müdahalelerin üst solunum yolu enfeksiyonlarını azalttığı çok daha güçlü kanıtlara dayanıyor.