Karbonat sirke reaksiyonu ile ilk karşılaşmam bilinçli bir deney değildi. Tartalı bir şeyi temizlemek için karbonat döktüm, üstüne sirke ekledim, ve lavabo köpürüp taştı. Bir anda başım yukarı kalktı ve gülümsedim. Fizik dersinden hatırlıyordum: asit-baz reaksiyonu. Sirke asit, karbonat baz. Karbonat sirke reaksiyonu sırasında karbondioksit gazı açığa çıkıyor, bu gazın kabarcıkları köpürme yaratıyor. O temizlik anından sonra mutfağı küçük bir laboratuvara çeviren bir dönem başladı. Daha kontrollü karbonat sirke reaksiyonu denemeleri yaptım, bu sefer leğende. Oran değiştirdim. Daha fazla karbonat mı daha çok köpürtür, daha fazla sirke mi? Sonuçları not ettim. Karbonat sirke reaksiyonu tamamen tükenmeden önce bir denge noktası var. Sirke azaldıkça reaksiyon yavaşlıyor. Bu dengeyi sezgisel olarak fark ettim, ama kimyasal sebebi araştırınca Le Chatelier ilkesiyle karşılaştım, sistem dengeye karşı çıkan bir değişikliği dengelemeye çalışır. Bu ilkenin gerçek hayattaki karşılığını gördükten sonra soyutluğu azaldı. O günden beri lavabodaki köpürmeyi "kimya» diye etiketlemiyorum, kimyayı lavaboda görüyorum. Fark küçük ama önemli. Kimya bir ders konusu değil, mutfağın, banyonun, havanın içinde akan bir süreç.