Avrupa Birliği'nin dezenformasyon düzenleme avrupa kapsamındaki son adımları yürürlüğe girdi. Dijital Hizmetler Yasası'nın (DSA) uygulanma kapsamını genişleten yeni düzenlemeler, platformların yanlış bilginin yayılmasını engellemek için ne tür mekanizmalar kurmaları gerektiğini daha ayrıntılı bir biçimde tanımlıyor. Dezenformasyon düzenleme avrupa çerçevesinin en dikkat çekici yeniliği, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin etiketlenmesi zorunluluğu. Bu düzenleme, seçim dönemlerinde ve acil halk sağlığı konularında özellikle katı biçimde uygulanacak. İhlal halinde uygulanacak cezaların platforma göre yıllık küresel cirosunun yüzde altısına kadar çıkabileceği belirtiliyor. Dezenformasyon düzenleme avrupa sürecinde en tartışmalı nokta, ifade özgürlüğü ile dezenformasyonla mücadele arasındaki sınırın nerede çizileceği. Akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları, aşırı geniş tutulan düzenlemelerin meşru gazetecilik ve muhalif sesleri de kısıtlayabileceği uyarısında bulunuyor. Uygulama standartlarının platformdan platforma ve ülkeden ülkeye nasıl tutarlılık göstereceği henüz netlik kazanmadı. Türkiye'nin bu düzenlemenin doğrudan muhatapları arasında yer almıyor olması, Türkçe içerik üreten ve AB'ye yönelik platformlarda aktif olan medya kuruluşları için belirsizlik yaratıyor. Ancak aynı platformlar AB kullanıcılarına da hizmet sunduğundan, içerik moderasyon politikaları Türkçe içerikleri de etkileyecek. Uzmanlar, dezenformasyon düzenlemelerinin küresel ölçekte domino etkisi yaratabileceğini ve AB modelinin diğer ülkeler için politika örüntüsü oluşturabileceğini öngörüyor. Türkiye'nin bu alandaki yasal çerçevesi uluslararası gelişmelerden bağımsız kalmaya devam etse de, dijital haber tüketimi ve içerik üretimi üzerindeki dolaylı etkiler kaçınılmaz görünüyor.